Başbakan Yıldırım,bizim için Urfa neyse Halep de odur
Reklam

Başbakan Yıldırım,bizim için Urfa neyse Halep de odur

Başbakan Binali Yıldırım Kilis Öncüpınar kampında bizim için Konya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Kilis Antep neyse Halep de odur. Dedi

31 Aralık 2016 - 22:35

Başbakan Binali Yıldırım 2016 son gününde Kilis Öncüpınar Kampında barınan Suriyeli mültecileri ziyaret etti. Başbakanlık  AFAD Kilis Öncüpınar Konaklama Tesislerinde Suriyelilere seslenen Başbakan Binaili Yıldırım'a Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek, Veysi Kaynak, Kilis Valisi İsmail Çataklı, Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, Kilis milletvekilleri, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Gaziantep milletvekilleri Mehmet Erdoğan, Nejat Koçer, Abdulkadir Yüksel, Canan Candemir Çelik, AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül eşlik etti.

Suriyelilere otobüs üzerinden seslenen Başbakan Binali Yıldırım, "Bizler aynı peygamber Muhammed Aleyselamın (S.A.V) ümmetiyiz. Suriye ve Türkiye kardeştir. Büyük bir acı yaşadınız. Bu acıyı en iyi siz biliyorsunuz. 5-6 yıldır memleketinden köyünüzden, evinizden ayrı kalmanın ne demek olduğunu çok iyi anlıyoruz. Ama burada kardeşlerinizin arasındasınız. Sizin acınız bizim acımız, sizin sevinciniz bizim sevincimizdir. Bugün de yarın da yanınızda olacağız" dedi.

"İnşallah bu ateşkes kalıcı olur"

Suriye'deki ateşkesin kalıcı olmasını temenni eden Yıldırım, "Dün itibariyle uzun zamandan beri devam eden çatışmalar ateşkesle durduruldu. Bu ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, acıların bir daha yaşanmaması için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan çok büyük çaba sarf etti. Aynı zamanda hükümetimiz olarak Cumhurbaşkanımızla beraber Rusya ve diğer ülkelerle uzun uzun müzakereler sonucunda, elhamdülillah bir başlangıç yaptık. İnşallah bu ateşkes kalıcı olur. Barışa huzura dönüşür ve rahat ve huzur içinde ülkenize dönme imkanınız olur. Kapımız, soframız, gönüllerimiz daima sizlere, kardeşlerimize açık oldu, bundan sonrada açık olmaya devam edecek.

Nasıl bir zulüm yaşadığınızı ne kadar büyük zorlukla karşılaştığınızı hangi acıları çektiğinizi çok iyi biliyoruz. Halep'in nasıl tarumar edilip, insaların hayatlarına son verilip, nasıl göç etmek zorunda kaldıklarını çok iyi biliyoruz. Şunu bilin ki zulüm ile abat olunmaz. Zalimler eninde sonunda hesabını verirler. Kardeşlerim, bizim için Konya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Kilis Antep neyse Halep de odur. Hepimiz aynı medeniyetin çocuklarıyız" şeklinde konuştu.

"Hem Suriye'de hem Türkiye'de insanların canına kast eden teröristlerin hepsini yok edeceğiz"

Halep'te zulüm gören 46 bin vatandaşın kurtarılması için Türkiye'nin yoğun çaba sarf ettiğini söyleyen Başbakan Yıldırım, "Bizler Halep'te 46 bin kardeşimizi kurtarmak, ateşin içinden çıkartıp selamete erdirmeye çalışırken, batılı ülkeler Halep'teki zulme seyirci kaldılar. Sizlerin feryadınıza, çığlığınıza kulak vermediler. Onlar duymadı ama kardeşlerinizi Türkiye duydu. Biz cevap verdik. Bütün eldeki imkanları seferber ederek yine yardıma koşan ilk ülke olduk. Kardeşliğin, insanlığın gereği neyse onu yaptık. 46 bin Halepli kardeşimizi katliamdan kurtarıp İdlib'te güvenli bölgeye taşıdık. Şimdi İdlib civarında kamplara yerleştirdiler. Her türlü imkanları temin ediliyor. Her türlü yardım gönderilip sağlık hizmetleri veriyorlar. Yaralıların tedavisi yapılıyor. Bu zor günler geride kalacak. Dayanışma ve kardeşlikle üstesinden geleceğiz. Hem Suriye'de hem Türkiye de insanları canına kast eden teröristlerin hepsini yok edeceğiz. Size bunları yaşatanlara bunun hesabını soracak, dünya sessiz olsa da, sağır olsa da, soracak ülkenin adı Türkiye'dir. Bu sabilerin, gençlerin, hanımefendilerin çektiklerinin hesabını dünya, insanlık veremiyor. Gençler çok çalışacağız, geleceğe hazırlanacağız. Ülkelerimizi kalkındırmak, kardeşliğimizi arttırabilmemiz için güzel günleri tekrar getireceğiz" diye konuştu.

"Türkiye, Suriye'yi terk etmek zorunda kalan 5 mülteciden 3'üne ev sahipliği yapıyor"

Göçün dünyada çok büyük bir sorun olduğunu belirten Yıldırım, "Bugün dünyada göç büyük bir sorun. İnsanlar evlerini yurtlarını terk etmek zorunda kalıyorlar. Canlarını kurtarmak için dünyada 65 milyondan fazla insan savaşlar çatışmalar yüzünden memleketlerini terk etti. 21 milyondan fazla insan başka memleketlere gitmek zorunda kaldı. Suriye'de son 6 senede çatışmalardan dolayı sizler de aynı şekilde memleketinizi terk edip gelmek zorunda kaldınız. Dünyadaki en büyük mülteci grubunu Suriyeli oluşturuyor. 5 milyon dan fazla Suriyeli memleketlerini terk etmek zorunda kaldı.

Dünyada her 5 mülteciden 1 tanesi Suriyeli. Elhamdülillah Türkiye Suriye'yi terk etmek zorunda kalan 5 mülteciden 3'üne ev sahipliği yapıyor. Bundan gurur duyuyoruz. 2011'den beri devam eden savaşta 500 bin Suriyeli kardeşimiz hayatını kaybetti. 2 milyondan fazlası yaralandı. Bu ağır bir zulümdür. Bu adeta bir milleti bir medeniyeti yok etmektir. Güçlü ülkeler ne yazık ki adaletin yanında yer almaktansa zulmün yanında yer almıştır. Öldürülen insanlar yıkılan binalar, bunların delilidir. Her gün haberler bu felaketleri göz önüne seriyor. Sözde güçlü ülkeler bu konuda sus pus. Şunu açıkça söylüyorum. Hiç kimse yoksa biz varız, Türkiye var. Tayyip Erdoğan var. 80 milyon Türk milleti var" dedi.

"Bugüne kadar Türkiye olarak 25 milyar dolar harcama yaptık"

Türkiye'de 500 binden fazla Suriyeli çocuğu geleceğe hazırladıklarını belirten Yıldırım, "Bugün Allah'a şükür 3 milyon kardeşimizi bağrımıza basıp, 500 binden fazla Suriyeli çocuk okullarımızda geleceğe hazırlanıyor. Kardeşlerimizi geleceğe hazırlamak için düzenlenen eğitim kurslarında, 223 bin kardeşimiz eğitim gördü, meslek öğrendi. 2014'te sizlere yasal statü getirdik ve geçici kimlik dağıttık. Bu senenin başından itibarende çalışma iznini verdik. Bugüne kadar 185 bin yavrumuz gözlerini Türkiye'de açtı. 185 bin daha arttı. Onlar bizim yavrularımız. Biz, sizlerle sofrdamızıda ekmeğimizi de paylaşırız. Bugüne kadar Türkiye olarak 25 milyar dolar harcama yaptık. Helali hoş olsun, daha fazlasını da yaparız" ifadelerini kaydetti.

"Nasihati bırakın da biraz siz el atın"

Türkiye'nin yaptığı yardımlar karşısında sessiz kalan Avrupa ülkelerine tepki gösteren Yıldırım, "Yaptığımız yardımlar karşısında Avrupalı ve diğer ülkeler, sadece sırtımızı sıvazlıyorlar. 'İyi yaptınız. Teşekkür ederiz' diyorlar. Nasihati bırakın da biraz siz el atın. Oralarda insanlık öldüyse burada insanlık ölmedi. Tarih boyunca zulüm asla payidar olmadı. Zalimler iflah olmadı. Bu zor günler gelip geçecek. Bir gün barışı ve kardeşliği hep birlikte kutlayacağız. Bizim tek hedefimiz var. Suriye halkı barış içerisinde yaşasın, Suriye'nin geleceğinde söz sahibi olsun. Bilin ki sizin meseleniz bizimde meselemizdir. Yaşadıklarınızı dünyanın her yerine her ülkesine anlatmaya devam edeceğiz. Haklı davanızın savunucu olmaya devam edeceğiz. Zalimler kaybedecek, mazlumlar inanlar kazanacak. Zalimler eninde sonunda hesap verir. Hiç endişeniz olmasın. Hepimizi Allah'a emanet ediyorum" diye konuştu.

Yıldırım, Suriyeli vatandaşların yılbaşını Arapça olarak ''Mübearek seniye cedid'' diyerek kutlarken, Suriyeli vatandaşlar Türkiye sloganları attı.

Kaynak: İHA

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Adem Altun
    10 ay önce
    URFA nasıl halep tir onu anliyamadim hatay nasıl halep tir Anlamadım o zan tc kimlikt verin S başbakan haleb. haleb tir.Urfa urfadir
  • Celal Yıldız
    10 ay önce
    Bunu deyen başbakan ya kafası hoştur yada boş tur şanlı bir şehri haleple kıyaslıyamazkimse
  • İbrahim Ahmet Çoban
    10 ay önce
    Niye ne alaka diyen çıkmamış hiç. Urfa hiçbir yer değildir. Hiçbir yer de Urfa değildir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Şampiyon Sporculardan Demirkol'a Ziyaret- Videolu Haber
Şampiyon Sporculardan Demirkol'a Ziyaret- Videolu Haber
Kayganlaşan Yolda Takla Attı
Kayganlaşan Yolda Takla Attı