Cevheri’den Şanlıurfa’nın Tarımı ile ilgili Önemli Konuşma
Reklam

Cevheri'den Şanlıurfa'nın Tarımı ile ilgili Önemli Konuşma

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2018 yılı bütçesi üzerinde Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali CEVHERİ’nin Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada önemli konuları gündeme getirdi.

02 Kasım 2017 - 14:47 - Güncelleme: 03 Kasım 2017 - 14:07

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2018 yılı bütçesi üzerinde Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali CEVHERİ’nin Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada önemli konuları gündeme getirdi.Cevheri, Şanlıurfa ilimize ait İsot-Urfa yağı, Urfa fıstığı gibi yöresel ürünlerin marka ve patentlerinin alınması gerekmektedir.

Buğday ve Arpa’ya verilen kilogram başına 5 kuruşluk desteğin, hiç olmazsa 10 kuruşa çıkartılması gerekmektedir.

Sulama projelerini hayata geçirilmesi hem üretimi artıracak, hem de maliyetleri düşürecek, elektrik sorununu da kökten çözecektir.

Yaptığımız araştırmalarda mevsimi ne kadar kurak geçerse geçsin, 1 dekar tarlada ekilen arpa ile 1 dekar badem bahçesinde gelir olarak, en az 10 kat fark vardır.

Bölgemizde bir ‘Sera Organize Bölgesi’ kurulabilmesi şansı doğacaktır.

Bugün Şemdinli’de vatanımızı ve milletimizi koruma görevini ifa ederken, şehit olan güvenlik görevlilerimize Allah Rahmet, mahzun ailelerine sabırlar ve gazilerimize acil şifalar dilerim.

Görev, alan, faaliyet, bütçe ve personel bakımından Türkiye'nin en büyük ve en önemli bakanlıklarından biri olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2018 yılı bütçesi üzerinde söz almış bulunmaktayım.

Parlamenteri olduğum Şanlıurfa, Kuzey Mezopotamya'da yer alıp, ilk tarımın yapıldığı, ilk buğdayın ekildiği, dünyanın ilk üniversitesinin kurulduğu, Ceddül Enbiya olan Hz İbrahim'in doğduğu, Hz Eyüp'ün çile çektiği, Hz Şuayb'ın yaşadığı, Hz Yakub'un çobanlık yaptığı, üç semavi dinin yeşerdiği, kardeşlik istikrar ve huzur şehri, bir diğer adı ile peygamberler şehri Şanlıurfa’dır.

Şanlıurfa coğrafi olarak da önemli bir konuma sahiptir. Güney komşumuz olan Suriye ile 314 kilometrelik bir sınıra sahip olup 3 ilçemiz (Ceylanpınar, Akçakale ve Suruç) sınır ilçesi olup, 5 ilçemizde Atatürk Barajı Gölü'nün havzasında yer aldığından,(Birecik, Halfeti, Bozova, Hilvan ve Siverek) sahil ilçeleridir.Şanlıurfa İli arazi büyüklüğü bakımından Türkiye'deki toplam tarım alanının yüzde 4.9’una sahip olup 12 milyon 20 bin dekarlık tarım alanı ile Konya ve Ankara'dan sonra 3. Sıradadır

İlimizde halen sulanan alan 362.055 hektar olup, ayrıca 78.088 hektar alanda inşaat devam etmektedir. GAP Projesi tamamlandığında ekonomik anlamda yaklaşık 9 Milyon dekar alan sulamaya açılması planlanmaktadır. Ülkemizde sulamanın yaklaşık %10’luk bölümü ilimizde gerçekleşmiş olacaktır.GAP’ta sulanmakta olan arazinin 2/3’ünün ilimizde bulunduğu görülmekte olup, sulamaya açılacak alanlar tamamlandığında bu alanın yaklaşık yarısının Şanlıurfa ilimizde bulunacağı öngörülmektedir.

Şanlıurfa'da sulamaya açılması gereken daha yaklaşık 450 bin hektar arazi bulunmaktadır. Şanlıurfa'nın kıraç arazilerinin yeşile döndüren Bozova ve Karaköprü’deki fıstık bahçeleri kurumaya başlamışlardır. Çünkü ilimiz Türkiye'nin en sıcak ili olup, son yıllarda kurak geçen mevsimlerden dolayı çok az yağış alınmaktadır. Yine Hilvan-Siverek ve Viranşehir üçgeninde kalan bölgede yaklaşık 1.540 bin dekar arazi sulamayı beklemektedir. Hilvan-Siverek pompaj sulaması ana iletim kanalı ve şebeke inşaatı: proje çalışmaları tamamlanmış olup, ihale aşamasına gelmiştir. Bu ihalenin bir an önce yapılması gerekmektedir, çünkü onun geciktirilmesi bir milli servet kaybına yol açmaktadır.İlimizde sisteme kayıtlı çiftçi sayısı 58.842 olup, Türkiye çiftçi sayısının yaklaşık %3'ü Şanlıurfa'dadır. Mevcut hali ile birlikte Türkiye tarımının lokomotifi konumunda olan ilimizde, tarımın hemen her alanında üretim yapılmaktadır.

İlimizde;

852 bin ton Pamuk ile Türkiye pamuğunun %40'si

48 bin ton Fıstık ile Türkiye fıstığını %32’si

96 bin ton Kırmızı Mercimek ile Türkiye üretiminin %30’u

547 bin ton ile Mısır ile Türkiye üretiminin %9’u

1 Milyon ton Buğday ile Türkiye üretiminin yaklaşık %5’i

250 bin ton Arpa ile Türkiye üretimin yaklaşık %4’lük bölümü  üretilmiş olmaktadır.

İlimizdeki araziler sulamaya açıldıkça bu oranlar yıllar itibariyle gittikçe artmaktadır. Yine ilimizde son yıllarda Badem, Şeker Pancarı, Sarımsak üretimi gittikçe artmaktadır.

İlimiz hayvancılıkta da önemli bir konuma sahip olup, ilimizdeki hayvan sayısı yaklaşık olarak 1.9 milyon küçükbaş ve 225 bin civarında büyükbaş, Kanatlı hayvan sayısı yaklaşık 400 bin iken,Aktif Arılı kovan sayısı 90 binin olarak tespit edilmiştir.

Ayrıca ilimizde 8.600 dekar alanda 534 İşletmesi bulunan ve altyapısı bitme aşamasına gelmiş olan Besi Organize Sanayi Bölgesi'nin devreye girmesiyle ilimizin hayvancılıktaki konumu ve potansiyeli çok daha artmış olacaktır.Şanlıurfa'nın hayvancılıkta da bölgede lider konuma gelebilmesi için muhakkak Canlı Hayvan Borsası'nın kurulması gerekmektedir.

Diğer önemli bir husus ilimizle özdeşleşmiş bazı ürünlerimizin katma değerinin artırılması için muhakkak markalaşma yönünde çalışmaların yapılması gerekmektedir. Şanlıurfa ilimize ait İsot-Urfa yağı, Urfa fıstığı gibi yöresel ürünlerin marka ve patentlerinin alınması gerekmektedir. İlimizde üretilen pamuk daha önceleri elle toplandığında kirlilik oluşmakta, yapraklar Pamuğa karışıp pamuğun kalitesini düşürmekteydi. Son yıllarda makineleşmenin yaygınlaşması ile pamuğun kalitesi de gittikçe artmaya başlamıştır. Ancak halen alınması gereken önemli mesafeler bulunmaktadır.

Bakanlığımızın milli tarım projesi kapsamında havza bazlı üretime geçiş politikanızı olumlu karşılamaktayım. Bu havza bazlı üretim ile bir üretim planlaması yapılacak olup, ülke ekonomisine ihtiyaç duyduğu ürünlerin üretilmesi sağlanacaktır. Ancak, havza bazlı üretim modelinde, su-kısıtı sisteminin belirli ilçelerde sınırlı tutulmayıp, bölge bazlı olması durumunda, üreticiler arasında destekler bağlamında meydana gelen dengesizlikler giderilmiş olacaktır.

Tekstil sektörünün bir numaralı ve vazgeçilmez ürünü olan ve aynı zamanda bu alanda büyük oranda ithalat yaptığımız pamuktaki kilo başına 85 kuruşluk destekleme, bu ürünün üretilmesinin artması bağlamında mantıklıdır. Ancak desteklemeler başladığında aralarında çok büyük farklar bulunmayan Buğday-Arpa ve Pamuk arasındaki makas Buğday ve Arpa aleyhine gittikçe bozulmuştur. Pamuğun kilogram başına desteği bugün 85 kuruşa çıkmış ancak, Buğday ve Arpa’ya verilen 5 kuruşluk destek sabit kalmıştır.Bu durumda kurak şartlarda yetişen ve dekar başına verimi düşük olan Buğday ve Arpa’nın desteklenmesinin artırılmaması, bu ürünleri yetiştiren üreticiler açısından ciddi bir gelir kaybı meydana getirmektedir. Sizden aynı zamanda bir üretici olarak da talebimiz Buğday ve Arpa’ya verilen kilogram başına 5 kuruşluk desteğin, hiç olmazsa 10 kuruşa çıkartılması gerekmektedir.

Bugün ülkemizde kullanılan kimyevi gübrelerin hammaddesinin tamamı ithal edilmektedir. Kullanılan kimyevi gübreler hem arazilerimizi çoraklaştırmakta ve yıllar itibariyle toprağı gübreye bağımlı kıldığından, verimi düşürmekte, hem de insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca çok ciddi manada bir dövizin ülke dışına çıkışına sebebiyet verdiğinden, dış ticaret açığını da olumsuz etkilemektedir. Bu kimyevi gübreler yerine organik gübrelerin üretiminin artırılması ve kullanımının yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Diğer yandan tarımsal üretimimizi olumsuz etkileyen unsurlardan biride Çin'de üretilen kalitesiz zirai ilaçların ithal edilmesi ve denetimsiz bir şekilde piyasaya sürülmesidir. Bu ilaçlarda üretimimizi çok olumsuz etkileyip, üretimi artırmak yerine çoğu zaman verimi düşürmekte veya hiç fayda vermemektedir.

Aslında ‘Milli Tarım Politikamızın’ temel stratejisinin yabancı ülkeler yerine, yerli ürünlerin desteklenmesi olmalıdır. Kısacası her alanda olduğu gibi özellikle dışarıya bağımlılıktan kurtulabilmek için tarımda da ‘yerli ve milli tarım politikalarını’ sürdürmeliyiz.

Bölgemizde Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın hayata geçirdiği sulama projelerini yanında, sayısı 20 binleri çok çok aşan sulama kuyular ile de araziler sulanmaktadır. Bu kuyulardan suyun çıkarılıp araziye verilmesi çok ciddi manada bir elektrik enerjisini tüketimi ile olmaktadır.

Bu ise hem bölgede çok ciddi bir enerji sorun oluşturmakta ve hem de maliyetleri artırmaktadır. Diğer yandan aşırı elektrik tüketimi, zayıf elektrik altyapısı ile birleştiğinde elektrik kesintilerine yol açmakta, bu da üretimi olumsuz etkilemektedir. Bölgedeki elektrik sorununun çözümü için sulama projelerini muhakkak hayata geçirilmesi gerekmektedir. Sulama projelerini hayata geçirilmesi hem üretimi artıracak, hem de maliyetleri düşürecek, elektrik sorununu da kökten çözecektir.

Diğer yandan daha fazla arazi sulanacağı için hasıla artışı sağlanacak, gelir artacak, çok ciddi manada istihdam oluşacağından işsizlik azalacak ve yine ilimiz açısından bir kangren olan mevsimlik tarım işçiliği sorunuda azami ölçüde çözülmüş olacaktır.

Bu arada gerek Bakanımızın, milletvekilliği ve bakanlığı döneminde emeklerinin peşine düşerek Türkiye'nin her tarafına dağılan mevsimlik tarım işçisi hemşerimizin hayat şartlarının düzeltilmesi için gösterdiği özverili çalışma ve gayretler için yakın bir şahidi olarak, kendisine teşekkürlerimi arz ediyorum.

Hem bölgenin ve hem de ilimiz olan Şanlıurfa'nın kalkınması, büyümesi, gelişmesi, huzuru, istikrarı sulama proje projelerini hayata geçirilmesine bağlıdır. Bu husustaki çalışmalarınızı biliyor ve gayretlerini takdir ediyorum.

Bölgedeki sulama projelerini devreye girmesi sadece tahıl üretiminde değil, meyve ve bahçe alanlarında da üretime artıracağı gibi, asırlık ağaçların kurumasını da engel olacaktır.Sulama ile verimini %100 ile %200 arasında artmasına yol açacaktır.

Diğer bir husus bölgemizde fıstık ve badem alanları gittikçe artmaktadır.Üretici tarlasının tahıl ekiminden çıkarıp, bahçeye dönüştürüldüğünde, üretim başına desteklemeleri alamamakta, sadece mazot ve gübre desteği ne alabilmektedir.Bu da üretici açısından acil olmayan destekleme dağılımını doğurmaktadır. Bunun önüne geçmek için badem ve fıstığın üretimine değil, sadece bahçenin yetiştirilmesine desteğin verilmesi, hem bahçe üretimi yapan çiftçiyi mağduriyetten kurtaracak, hem de bahçeciliği artmasına ve gelişmesine, üreticinin bahçesine daha iyi bakmasına yol açacaktır.

Eğer bir araziyi sulamaya açma imkanımız oluşmuyorsa, muhakkak bu arazide badem veya fıstık üretimini teşvik edip desteklemeliyiz. Yaptığımız araştırmalarda mevsimi ne kadar kurak geçerse geçsin, 1 dekar tarlada ekilen arpa ile 1 dekar badem bahçesinde gelir olarak, en az 10 kat fark vardır.

Bahçeciliği bir diğer faydası da, miras yolu ile bölünen ve küçülen,hatta zamanla işletmeye değer görülmeyen ve boş kalan arazilerde, badem veya fıstık yolu ile gelirin artması sayesinde, hem tarla işlenip, değerlenip, gelir artacak, hem de köyden kente göç etmenin önüne geçilmiş olacaktır.Bugün Şanlıurfa hala kırsal nüfusu %45’lerde olması, sulama projeleri sayesinde Köylü'nün refahının artmasına bağlıdır.

Şanlıurfa İli malumunuz üzere Jeotermal kaynaklar bakımından de çok önemli bir potansiyele sahiptir.İlimizdeki Karaali ve Karahaydar bölgelerinde önemli Jeotermal kaynaklar bulunmaktadır.Bugün ülkemizde Antalya, Adana, Mersin, Afyon, Muğla, Kütahya gibi illerimiz başta olmak üzere örtü altı olarak 650 bin dekar sera bulunmaktadır. Bunun yaklaşık 400 bin dekarı Antalya'dadır.Bunun 12 bin dekarı topraksız, 4.500 dekarı ise jeotermal enerji ile ısıtılmaktadır. Jeotermal enerji varlığında Avrupa'da 1., Dünyada ise 7. Sıradayız. Şanlıurfa ‘da ise jeotermal enerji ile Isıtılan 450 dekar Sera bulunmaktadır.

Yapılan etütler  sonucu mevcut kaynaklar ile en az 2000 dekar alanda daha sera kurabilme imkanı mevcuttur.Ancak bu bölgede araziler kıymetli olduğundan ve Su yüzeyine çıkarmak yüksek maliyet oluşturduğundan il dışından yatırımcı riske girmeyip, suyu hazır istemektedirler.Bunun için şunu müzeye çıkartılıp, hazır hale getirilip, yatırımcıya belli bir bedel karşılığında satılması halinde, Afyon'daki Afşet modeli gibi bu durumda yatırımcı rahatlıkla yatırım yapabilecektir. Bölgede çok az bir kaynakla yatırım yapılması halinde, bölgede bir ‘Sera Organize Bölgesi’ kurulabilmesi şansı doğacaktır.

Diğer önemli bir husus mevcut durumda serada kullanılan jeotermal sure enjeksiyon kuyuları olmadığı için tekrar havzaya geri gönderilmemekte, tahliye kanallarına boşaltılmaktadır.  Bu şekilde jeotermal kaynağımızın ömrünü kısaltmaktayız. Oysa açılacak 2-3 adet reenjeksiyon kuyusu ile havzanın ömrünü uzattığımız gibi Jeotermal kaynak ile ısıtabileceğimiz sahayı da iki katına çıkarabilme şansına sahip olabileceğiniz.

İlimizdeki hayvancılık potansiyeli daha da geliştirmek için Şanlıurfa'yı Mera Hayvancılığı Yetiştiriciliği Bölgeleri arasına dahil etmesinden dolayı, Sayın Bakanımıza teşekkürlerimi arz ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle 2018 yılı bütçemizin hayırlı olmasını diler, Türkiye tarımının gelişmesi için geceli ve gündüzlü olarak yapmış olduğunuz, gayretli ve özverili çalışmalarından dolayı teşekkürlerimi sunmayı borç bilirim.İfadeleri ile Konuşmasını Tamamladı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
19 Yaşındaki Genç Motosikletten Düştü
19 Yaşındaki Genç Motosikletten Düştü
Çölyak hastaları için kurulan heyet çalışmalarını sürdürüyor
Çölyak hastaları için kurulan heyet çalışmalarını...