Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnşallah iftarı Harran’da yapacağız
Reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnşallah iftarı Harran'da yapacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Partimiz en fazla oyu Harran’da aldı. Yarın akşamda inşallah iftarı Harran ilçemizde yapacağız

23 Haziran 2017 - 01:56 - Güncelleme: 23 Haziran 2017 - 20:34

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarımın, insanlığın en eski ve önemi asla azımsanmayacak uğraş alanı olduğunu kaydeden Erdoğan, “Tarih şöyle der: Tarımın ilk merkezi olarak Şanlıurfa Harran’ı gösterir. Yarın oradayız. Partimiz en fazla oyu Harran’da aldı. Yarın akşamda inşallah iftarı Harran ilçemizde yapacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ey Kılıçdaroğlu senin bu adamının yaptığı açıklamayı ispatlayamazsanız alçaksınız, namustan yoksunsunuz. Eğer bizim böyle bir malımız, varlığımız olmuş olsaydı ülkede bu hizmetleri kimse göremezdi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramankazan’da çiftçilerle iftar yemeğinde bir araya geldi. İftar yemeğinin ardından konuşma yapan Erdoğan, “Türkiye tarihinin en alçak ihanet girişimine göğüslerini siper ederek geçit vermeyen tüm vatandaşlarımı minnetle selamlıyorum. Darbenin merkezinde yer alan hava üssündeki hainlere inat ezanlarını ve bayraklarını korumak için ölümün üzerine yürüyen Kazanlı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Kazan ilçemiz isminin başına aldığı kahraman ifadesini bir lütuf olarak değil; verdiği 9 şehit ve 92 gazisiyle yani yüreğinin ve bileğinin hakkıyla elde etmiştir. Rabbim ülkemizi ve milletimizi tüm hainlerden, tüm teröristlerden, dahili ve harici tüm düşmanlardan muhafaza eylesin. Rabbim, içinde bulunduğumuz bu birliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı daim eylesin. İstiklali ve istikbali uğruna canından geçenler eksik olmadığı sürece çocuklarımıza özgür ve müreffeh bir ülke bırakmak umudumuzu hiç kaybetmeyeceğiz. Şu güzel topluluğun içinde şehitlerimizin yakınları, gazilerimiz var. Kendilerini görüyorum. Allah onlardan razı olsun. Onlar şehitlerimiz ile beraber ‘Arkadaş yurdumu alçaklara uğratma sakın. Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın. Kim bilir belki yarın belki yarından yakın’ diyerek bütün o uçakların üzerine yürüdüler, tankların üzerine yürüdüler, topların üzerine yürüdüler ama bu toprakları o alçaklara vermediler. Kazan’dan yükselen bu kahramanlık ateşi sönmediği müddetçe, bu millete kimse diz çöktüremez, bu bayrağı kimse indiremez, bu ezanları kimse susturamaz” ifadelerini kullandı.

Birileri anlamaz ama bizim rabiamız var”

“Birileri anlamaz ama bizim rabiamız var” diyen Erdoğan, “Bu rabiamızın içerisinde tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet var. Biz tek milletiz. 80 milyon tek milletiz. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Abazasıyla, Boşnağıyla, Romanıyla 80 milyon tek milletiz. Bizim tek bayrağımız var. Asla o paçavraları kimse bize yutturmaya kalkmasın. Bayrağımızın rengi şehidimizin, gazimizin kanının rengidir. Hilal, bağımsızlığımızın ifadesidir. Yıldız, her yıldız şehidimizin ta kendisidir. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Tarlaya imar girmediği sürece o toprak tarladır. İmar gelince arsa olur. Şimdi vatan nasıl vatan olur. Şehidin kanıyla yoğrulduğu zaman vatan olur. Bu topraklar üzerinde biz çok kan verdik. Ta Malazgirt’ten bu yana kan verdik. Böylece bu toprakları vatan kıldık. Bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka bir devletimiz yok” diye konuştu.

“Böyle bir milletin hizmetkarı olmaktan iftihar ediyorum”

“Kimse bize devlet içinde devlet yutturmacası yapmasın” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yok paralel devletmiş, yok şu devletmiş, yok bu devletmiş. Sıkıysa Pensilvanya’da durma buraya gel. Ama onlar kendilerine başka yerlerde vatan arıyorlar. Buralardan kaçıp oralara sığındılar. Şimdi oralarda koruma altındalar. Verin bu adamı bize diyoruz. Şu ana kadar vermediler ve orada çiftlikte bey bey kalıyor. Oradan da dünyadaki bütün FETÖ teröristlerini yönetiyor. Dost bildiklerimize sesleniyoruz: Verin. Eğer verilmeyecekse gün ola harman ola.

Böyle bir milletin hele hele o 15 Temmuz gecesini yaşayan böyle bir milletin bir mensubu olmaktan böyle bir milletin hizmetkarı olmaktan iftihar ediyorum. Rabbim bizi birbirimizden ayırmasın. İnşallah beraber yürüdük biz bu yollarda yürüdük dedik ya beraber yürümeye de devam edeceğiz. Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece dedik ya, gideceğiz gündüz gece.”

Tarımın, insanlığın en eski ve önemi asla azımsanmayacak uğraş alanı olduğunu kaydeden Erdoğan, “Tarih şöyle der: Tarımın ilk merkezi olarak Şanlıurfa Harran’ı gösterir. Yarın oradayız. Partimiz en fazla oyu Harran’da aldı. Yarın akşamda inşallah iftarı Harran ilçemizde yapacağız. İnsanlar dünya üzerinde yaşadığı sürece gıda ihtiyacı devam edeceği için çiftçilik hep olacaktır. Tarih boyunca biz Türklerin iki temel mesleği olmuştur. Bunlardan biri askerlik diğeri de tarım ve hayvancılıktır. Biz asker bir milletiz. Son günlerde yaşadığımız gelişmeler bize bu iki alanı çok sıkı tutmamızın şart olduğunu gösteriyor. Askerliği sıkı tutmazsak vatanımızı koruyamayız. Tarım ve hayvancılığı sıkı tutmazsak özellikle kriz döneminde onurumuzu muhafaza edemeyiz. Teknoloji elbette önemlidir, sanayi elbette önemlidir, mimari, sanat, spor, enerji hepsi elbette önemlidir. Ama kendimizi güvende ve tok hissetmiyorsanız hiçbir işe yaramaz. Kalkınma programlarımızı, büyüme stratejilerimizi bu anlayışla hazırlamak ve hayata geçirmek mecburiyetindeyiz” dedi.

“Bereket demek toprağı bilinçli ekip biçmekle olur”

Erdoğan, arazi toplulaştırma hususuna değinerek şunları söyledi:

“Tarım alanında da ülkemizi tarladan sofraya kadar tüm aşamalarıyla en ileri seviyeye çıkarmadan kendimizi güvende hissedemeyiz. Yani endüstriyel tarımı başarmamız lazım. Bunun için geçtiğimiz 15 yılda 123 milyar lira tarım ve hayvancılık desteği verdik. Tarımsal hasılada Avrupa’da ilk sıraya yükseldik. Arazi toplulaştırma. Gübre ve yemde KDV’yı sıfırlama, kredi kolaylığı gibi çalışmalarla çiftçilerimizin daha verimli üretim yapabilmelerine imkan sağlıyoruz. Topraklarımız nasıl şehitlerimizin kanıyla yoğrularak vatan oluyorsa, çiftçilerimizin alın teriyle yoğrularak da bereketleniyor. Şu toplulaştırma olayını değerlendirmemiz lazım. Bakıyorsunuz devasa arazi ama hepsi adeta ev yapar gibi parsel parsel. Onda bereket olmaz. Diyorum ki bir toplulaştırma yapalım. Kardeşler 5, 10, 15 kardeş böyle bölüp pörçük olacağına kardeşler bir araya gelir, mahallenizin muhtarı yardımcı olur buraları toplulaştırırsak buraya bereket girer. Nasıl bakıyorsunuz bu işe. Alkışlar geldi ama az geldi sanki. O zaman bende Cumhurbaşkanınız olarak hayırlı olsun diyebilir miyim? Bölük pörçük yapmayalım tadı olsun, bereketi olsun bu işin. Kardeşler kendi aralarında al ver yaparlar ve böylece bu bereketli topraklar daha bereketli olur. Başkan bir şey söyledi. ‘Arazimizin sulamasında sıkıntımız var’ diyor. Dolayısıyla aşağıdaki rezervimizi dağın tepesine doğru oradaki yapılacak bir rezerv alanıyla orada depolayıp cazibeyle bunu şöyle arazimize kapalı bir sistem olursa tabi daha iyi olur. Çünkü güneş buharlaştırmaz. Bu buharlaşmada kaybolan nereden bakarsan bak yüzde 50-60’tır. Ama kapalı alan olursa böyle bir şey olmaz. Burada güneş panel sistemleri ile ısıtma varmış. Ama bunu daha da yaygınlaştırmak lazım. Hedefimiz 780 bin kilometrekare vatan toprağının tarıma uygun olan 230 bin metrekaresinin her karışını değerlendirmektir. Bereket demek çok su kullanmak, çok gübre dökmek, çok ilaç serpmek değil. Bereket demek toprağı bilinçli ekip biçmekle olur. İhtiyaçlarının kararında karşılanmasını sever. Bunun için milli tarım projesi ile çok önemli bir adım atıyoruz. Tarımda üretim planlaması yaparak, etkili destekler vererek, sağlıklı gıdalar kullanarak özellikle bunu kullanmak içinde sağlıklı gıda tüketmek lazım. Bunu yaparak rekabet gücümüzü yükselterek çiftçimizin refahını arttırarak yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz.”

“Kirli senaryoların ardı arkası kesilmiyor”

Türkiye’nin, demokrasisiyle, ekonomisiyle, güvenliğiyle, dış politikasıyla tarihinin en önemli sınamalarını yaşadığını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu güne kadar bölücü terör örgütünün eylemleriyle, emniyet, yargı ve askeri darbe girişimleri ile İslam’a yapılmış olan en büyük güftan olan DEAŞ’ın saldırıları ile sosyal ve siyasi kaos teşebbüsleri ile mücadele ettik. Bazı gafiller ülkemizin üzerinde oynanan oyunların farkında değil. Bazı hainler ise bu oyunlara bilerek destek veriyor. Bazı muhterisler de farkında olmadan düşmanlarımızın değirmenlerine su taşıyor. Milletimiz her şeyi görüyor, biliyor. Özellikle son 3 yıldır adeta kesintisiz bir şekilde süren bu saldırılara karşı milletimiz ile omuz omuza bir mücadele verdik. Kirli senaryoların ardı arkası kesilmiyor.”

“İspatlayamazsanız alçaksınız, namustan yoksunsunuz”

Kılıçdaroğlu’nun, Ankara’dan İstanbul’a başlattığı Adalet Yürüyüşü ile ilgili de konuşan Erdoğan, “Birileri yolda yürüyor şimdi. İstanbul’a yürüyeceklermiş. 15 Temmuz gecesi neredeydin? Benim milletim, vatandaşım İstanbul Atatürk Havalimanında F-16’ların, helikopterlerin altında dururken sen neredeydin. Oraya geliyorsun saat 23.15 ve darbe oldu diyorlar beyefendi oradan bir resmi araca bindiriliyor ve oradan Bakırköy Belediye Başkanına gidiyor. Açıklamalarına bakın. ‘Oteller kapalıydı onun için Belediye Başkanımıza misafir olduk’ diyor. Utanmadan sıkılmadan şimdi de bu darbeye bir kılıf uyduruyor. ‘Örtülü darbe girişimi’ diyor. Kimin lafı bu? Pensilvanya’daki o FETÖ denilen örgüt başının tabiri. Şimdi daha da ileri gidiyorlar. Bu milleti tehditle, şantajla alt edemeyeceğini anlayınca bu sefer başka yollara sapıp gündem oluşturmaya kalkıyorlar. Bana kendisinin grup başkan vekili midir ne karın ağrısı. Benim 3.5 milyar mal varlığım varmış. Utanmadan sıkılmadan çıkıyor genel başkan denilen kişi namusluyum diyor. Sen bunu bu güne kadar çok söyledin. Biz sana bu dediklerinin böyle olmadığını mahkeme kararlarıyla çok ispat ettik. Kahramankazan’dan sesleniyorum: Ey Kılıçdaroğlu; senin bu adamının yaptığı açıklamayı ispatlayamazsanız alçaksınız, namustan yoksunsunuz. Eğer bizim böyle bir malımız, varlığımız olmuş olsaydı ülkede bu hizmetleri kimse göremezdi. Bu ülkede bu hizmetler yapılmış ise bunlar o yolsuzluklar ile gelmedi, o yolsuzluklar yapılmadığı için geldi” dedi.

“O ağzı olup konuşana söyle haddini bilsin”

“Ey Kılıçdaroğlu; 260 bin derslik 15 senede yapıldı bu ülkede. Üniversitelerimizin sayısı 184’e çıktıysa bizim bu kılı kırk yaran adımlarımız ile yapıldı” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“25 havalimanı 55’e çıktıysa bunlar kılı kırk yararak attığımız adımlar ile oldu. Bunla kalmadık, hastanelerimiz, artık Türkiye’de hastanemizin olmadığı il yok. Şimdi şehir hastanelerine başladık. İşte Yozgat, Isparta, Mersin’de hastanelerimizi bitirdik. Şimdide hızla Ankara’da devam ediyor. Bu hastaneler dünyada örnek hastaneler. Bütün bunların yanında adalet saraylarıyla, şuanda 79 senede Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 km bölünmüş yol yapılmışken biz 15 senede 19 bin km bölünmüş yol yaptık. Eline diline dursun bu yollardan gidip geliyorsun. Bu havaalanlarından uçuyorsun. Şu anda THY dünyanın ilk 7'si içerisinde. Öyle kasasında 3 milyar dolar malı olacak, bu yatırımlarda yapılacak. Öyle şey olur mu? Ulaşımdan da öte bakın İstanbul’da Marmaray’ı yaptık. Denizin altından Asya’yı Avrupa’ya bağladık. Oradan raylı sistem geçiyor. Birde otomobillerin geçmesi gerekiyor. Buda yetmez dedik. Yavuz Sultan Selim köprüsünü yaptık. Dünyanın ilkleri arasında. Şimdi bu köprüden birde demiryolunu yapıyoruz. Kılıçdaroğlu hafsalan almaz bunları. O ağzı olup konuşana söyle haddini bilsin. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. İddiasını ispat edemiyorsa o dönüp dolaşıp bumerang gibi olur. Biz çalışıyoruz. Bu millete aşkımız var. Yapacağımız çok iş var bu ülkede. Bunların yapacağı işte iftira. İftira at tutmazsa iz bırakır. Ama tutmayacak. Milletimiz bizim kim olduğumuzu gayet iyi biliyor. İnşallah bölgemizdeki krizleri ülkemize taşımaya çalışanların heveslerini kursaklarında bırakacağız. Enerjide de çok ciddi adımlar atıyoruz. Türkiye enerjide dışa bağımlılıktan büyük ölçüde kurtuldu ve kurtulmaya devam ediyor. Teröristleri yurt içindeki ve yurt dışındaki inlerinde bulup yok ederek bu kirli oyunu da mutlaka bozacağız. Tendürek’te, Cudi’de, Gabar’da vuruyoruz, vuracağız. Onlar silahları gömene kadar biz onları gömeceğiz. Aynı şekilde Kandil’e kadar uzanacağız, uzanıyoruz.”

YORUMLAR

  • 1 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Tarım işçilerini taşıyan minibüs yoldan çıktı, 17 yaralı
Tarım işçilerini taşıyan minibüs yoldan çıktı, 17 yaralı
Birecik'te el sanatları çarşısı kurulacak
Birecik'te el sanatları çarşısı kurulacak