Doğum ağrılarına dikkat

Doğum ağrılarına dikkat

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Aslı Alay, gebelik süreci boyunca sancıların ne zaman başlayacağı, doğumun nasıl olacağı hakkında bilgiler verdi.Op.Dr. Aslı Alay,...

Doğum ağrılarına dikkat
20 Eylül 2016 - 10:20 - Güncelleme: 20 Eylül 2016 - 10:26
Reklam

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Aslı Alay, gebelik süreci boyunca sancıların ne zaman başlayacağı, doğumun nasıl olacağı hakkında bilgiler verdi.
Op.Dr. Aslı Alay, "Rahim; bebeğin içinde yaşadığı, onu koruyan, bebeğin büyümesi ile birlikte genişleyen kas dokusundan oluşmuş bir organdır. Rahim kası gebeliğin farklı dönemlerinde farklı davranışlar sergiler. Gebeliğin 36-38. haftasına kadar rahimdeki kaslar sessizdir, uyku dönemindedir. Bu haftaların bitimi ile beraber rahim kası kendini doğuma hazırlar. Başlangıçtaki yalancı kasılmalar, ardından da kendini gerçek doğum sancılarına bırakır. Sancı oluşturan bu kasılmalar rahim ağzında açıklık yaparak bebeği doğum kanalında ilerletir. Kasılma şiddetinin daha da artması ile bebeğin doğumu gerçekleşir. Yani doğum eyleminde ilerlememiz gereken bir yol, bu yolda gidişimizi sağlayan güç ile yolcumuz yani bebeğimiz annesine kavuşur. Bu kavuşmanın olabilmesi için ilerletici gücün yani sancıların özellikleri; düzenli aralıklarla gelmesi, giderek şiddeti artması, rahim ağzında açılmaya yol açması, özellikle karın bölgesinde ve belde hissedilmesi, sancılar 3-5 dakikalık Ağrısız dönem ardından tekrar başlamalı ve yaklaşık 45 saniye sürmeli, istirahat ve ağrı kesicilerle sancıların durdurulamaması önemli kriterlerdir. Birçok defa doktora acilen gitmenize neden olan yalancı doğum sancıları ise; düzensiz olup, şiddeti artmayan, rahim ağzında açıklığa yol açmayan, kasıklarda hissedilen, istirahatle geçen sancılardır" diye konuştu.
"Doğum eylemi 3 evrede incelenir"
Doğum eylemini anlayabilmek için sancıların başlayıp plesanta yani bebeğin eşinin çıkışı ile tamamlanan bu süreci 3 bölümde incelediklerini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Aslı Alay, "Birinci evre; gerçek doğum ağrılarının hissedilmesi ile başlar ve rahim ağzında tam açıklığın olması ile tamamlanır. Rahim ağzında oluşturduğu açıklık hızına göre yavaş yani latent dönem ve aktif dönem olmak üzere iki bölümde incelenir. Yavaş faz sancıların hissedilmesi ile başlar, bu fazın sonunda rahim ağzında 2-4 cm açıklık olur. Sancıların güçlenmesi ve sıklaşması ile aktif faza girilir. Aktif fazda 3-5 dakika aralıklarla yaklaşık 45 saniye süren sancılar ile rahim ağzında tam açıklığa ulaşılır. İkinci evre; rahim ağzında tam açıklık olması ile bu döneme girilir. Doğum gerçekleşir. İlk gebeliklerde 2 saat, sonraki gebeliklerde ise 1 saat kadar sürer. Bebeğin doğum kanalında ilerlemesi ile kalçada, kasıklarda, perinede (genital bölgede dış dudaklar ile anüs arasındaki bölge) ağrı hissedilir. Bazı kadınlarda ise doğum sırasında bacaklarda kramp, yanıcı bir ağrı hissi olabilir. Nedeni ise bebeğin doğum kanalından ilerlemesi sırasında sinir köklerine baskı yapmasıdır. Güçlü doğum sancılarının ve anne ıkınması sırasında oluşan güç etkisi ile doğum gerçekleşir. Üçüncü evre; bebeğin doğumunun ardından başlar ve plesantanın ayrılması ile tamamlanır." İfadelerini kullandı.
"Stresin etkisi doğum eylemini uzatır"
Doğum sırasındaki ağrı ve stresin etkisi ile salgılanan stres hormonları rahim kasında düzensiz kasılmalara yol açarak doğum eylemini uzatabildiğini vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Aslı Alay, "Şiddetli ağrı gebede korkuya ve yılgınlığa yol açarak normal vajinal doğumdan uzaklaştırabilir. Günümüz koşullarında ise doğum sancıları güvenli ve etkin bir şekilde giderilmekte, bu hem anneyi hem de bebeği rahatlatmaktadır" şeklinde konuştu.
Doğum ağrıları nasıl önlenir?
Doğum kadının hayatındaki en özel an olduğunu kaydeden Alay, "Anneliği yaşamak, bebek sahibi olmak yeni ve güzel bir hayata başlangıçtır. Doğum sancısı ise oldukça şiddetli bir ağrı olup, Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Derneği doğum ağrılarının giderilmesini önermektedir. Doğumda ağrının nedenini incelersek; her kasılma rahim kasına giden kan akımını azaltır ve oksijensiz kalan rahim kası ağrıya neden olur. Rahim ağzının açılması ve bu açılma sırasında sinir köklerine baskıda ağrıya yol açar. Rahimi saran zarların gerilmesi de ağrı nedenidir. Doğum ağrısının mutlaka yaşanılması gerektiği konusundaki yanlış inanışlarda zamanla azalmaktadır. Ağrının giderilmesi için kullanılan bölgesel anestezi yöntemleri oldukça başarılı olup, tecrübeli ekip ile uygulandığı takdirde güvenlidir. Günümüzde doğumun hastane şartlarında yapılması, bölgesel anestezinin kullanımının artması ile doğum ağrısız bir şekilde gerçekleşebilmektedir." ifadelerini kullandı.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Aslı Alay doğum ağrılarını giderilmesinde kullanılan yöntemleri şöyle sıraladı:
"1- Psikolojik destek: Ülkemizde son yıllarda daha sık uygulanılabilmektedir. İlaç tedavisine yardımcı, destekleyici yöntem olarak düşünülmelidir. Kadına hem ailesi hem hekimi tarafından psikolojik destek verilmesi, korkularının ve sorularının giderilmesi, doğum sürecinin ayrıntılı bir şekilde anlatılması gebeyi rahatlatır. Çünkü annenin gerginliği korkuya, korku sırasında salgılanan hormonlarda ağrıyı arttırır. Kadının gerilmesi, kaslarının gerilmesine yol açar ve doğum eyleminin ilerlemesini önler. İlaçsız ağrının giderilmesine yönelik yöntemler kadının ağrıyı en az algılamasını sağlayan, bedeninde gevşemeye yol açan uygulamalardır. Anne adayına ağrı hissi sırasında solunumunu kontrol etmesi öğretilir. Nefes kontrolü sancıların başladığı anda gebenin derin nefes alması ağrının azalmasında etkili olduğu düşünülmektedir. Doğru nefes annenin ağrıya dayanıklılığını arttırır. Solunum teknikleri sancıların başlaması ile uygulanmaya başlanılmalıdır. Anne adayı burundan nefes alır ve ağzınla sanki yemeği üfler gibi verir. Sancıların artması ve aktif doğum eyleminin başlaması ile sancı anında yavaşça nefes alınır ve yavaşça verilir. Sancı bitince normal nefes alıp verme periyoduna geçilir. Hipnoz, akapunktur ile ilgili çalışmalarda mevcuttur. Bu yöntemlerin bazı çalışmalarda ağrı giderilmesinde yaralı olacağı tespit edilmiştir.
2- Ağrı kesiciler: Narkotik ağrı kesiciler: bölgesel anestezi (epidural anestezi, spinal anestezi) 'nin kullanılamadığı durumda doğum ağrılarının giderilmesinde kullanılır. Bu ilaçlar annede bulantı, kusma, solunum sıkıntısı, uyku hali oluşturabilir. Plesanta yolu ile bebeğe kolayca geçebilmekte bebekte doğum sonrasında uyku hali, solunum sıkıntısına yol açmaktadır. Mevcut yan etkiler nedeni ile kullanımı azalmaktadır.
3-Bölgesel anestezi/bölgesel ağrı giderici yöntemler: solunum sıkıntısı ve uyku hali gibi yan etkiler oluşturmadan ağrının giderilmesinde oldukça etkili bir yöntemdir. Normal vajinal doğum sırasında kullanılan ağrı kesici yöntemlerde amaç, annenin hareketini engellemeden, bebeğe giden kan akımını azaltmadan doğumun gerçekleşmesinin sağlanmasıdır. Bu amaçla son yıllarda sık kullandığımız ve ağrısız doğuma yol açan epidural ile doğum tercih edilen bir yöntemdir. Epidural ile doğumda anne adayı uyanıktır, çünkü bu yöntem uyku hali yapmaz. Annenin ağrısının giderilmesi stres hormonlarının salgılanmasını azaltır, nefes kontrolünü sağlar. Doğum ağrılarının giderilmesinde oldukça etkili ve güvenli bir yöntemdir."

Kaynak: İHA

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRx
Urfa bir neferini daha kaybetti
Urfa bir neferini daha kaybetti
Baki Özmen'i Kaybettik
Baki Özmen'i Kaybettik