Erdoğan, Avrupa Birliği Taahhüt Ettiği Yardımı Vermedi

Erdoğan, Avrupa Birliği Taahhüt Ettiği Yardımı Vermedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa'da Avrupa Birliği’nin Suriyeli mülteciler için kullanılmak üzere Türkiye’ye vermeyi taahhüt ettiği 6 milyar avroluk mali yardımın 6’da birini dahi vermediğini söyledi

25 Şubat 2018 - 22:19 - Güncelleme: 25 Şubat 2018 - 22:51

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,Yıllar boyunca sınır güvenliğimizi ve kardeşlerimizin huzurlu geleceğini tesis etmesini beklediklerimizin, bunun yerine tam tersine, burnumuzun dibinde bir terör koridoru oluşturmasını herhâlde seyredecek değiliz. Bakınız, Suruç’un hemen karşısında bir yerde, DEAŞ bahanesiyle ortalığı ayağa kaldırıp, bölücü örgüte zemin kazandırdılar. O bölgeden ülkemize, çoğunluğu da Kürt kardeşlerimizden oluşan yüzbinlerce kişi geldi, misafirimiz oldu. Şimdi orada DEAŞ var mı? Yok. Ama bu gelen kardeşlerimizin çok büyük bir bölümü hâlen ülkemizde yaşamaya devam ediyor. Niçin? Çünkü dünkü DEAŞ’la bugün orada bulunan PYD arasında hiçbir fark yok. İkisi de terör örgütü, her ikisi de eli kanlı katil sürüsü…”

Bu terör örgütlerinden birinin İslam’ı, diğerinin Kürtleri istismar ettiğini; üstlerindeki yaldız kazındığında aynı suratın ve aynı kirli senaryonun çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta dün DEAŞ saflarında savaşların bir kısmının, bugün bölücü terör örgütü kimliğiyle yine karşımıza çıktığını biliyoruz. Zaten Rakka’da sıkıştırılan DEAŞ’lıların, PYD ve onu destekleyen güçler eliyle başka bölgelere nakledildiğinden tüm dünyanın haberi var” şeklinde konuştu.

“BATI MEDYASININ TERÖRİSTLERİ BIRAKIP TÜRKİYE’Yİ HEDEF ALMASI AYRI BİR GARABET”

Afrin’in bir köyünde yaşları 65- 90 yaşları arasındaki 4 sivilin, YPG’li teröristler tarafından bağlanıp çevrelerine bombalı tuzakların kurulmasını ve Türk askerleri tarafından kurtarılmasını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımızda işte böylesine insanlıktan nasibini almamış, masumların hayatları üzerinden kendilerine çıkar sağlamaya çalışan bir nebbaşlar güruhu vardır” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen batı medyasının teröristleri bırakıp Türkiye’yi hedef alması da ayrı bir garabettir. Ne yapsalar boş… Kaderin üstünde bir kader vardır. Onun için bu iş ya olacak, ya olacak” değerlendirmesinde bulundu. Bir terör örgütünün ortaya salındığını, sonra bir başka terör örgütüyle onun güya kovulduğunu; ancak aynı vahşet, baskı ve zulmün devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu arada olan, Suriye’nin gerçek sahipleri olan Araplara, Kürtlere, Türkmenlere oluyor. Terör örgütlerinin ve rejimin cenderesi altında can veren, zulüm gören bu insanlara kimsenin dönüp baktığı yok” diye ekledi.

SALİH MÜSLİM’İN GÖZALTINA ALINMASI

Kırmızı bültenle aranan, YPG terör örgütünün sözde eski eski eş başkanı Salih Müslim’in Çekya'nın başkenti Prag'da yakalanıp gözaltına alınmasına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temenni ederim ki Çekya, bunu bize teslim eder. Teslim ettikten sonra adaletin nasıl tecelli ettiği görülür” dedi.

Dünyanın pek çok yerinde Zeytin Dalı Harekâtının konuşulup eleştirildiğine dikkat çeken ve “Ama bir günden bir güne gelip de, samimi olarak Urfa’daki, Antep’teki, Hatay’daki, diğer şehirlerimizde Suriyeli kardeşlerimizin hâlini-hatırını soran yok” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği’nin Suriyeli mülteciler için kullanılmak üzere Türkiye’ye vermeyi taahhüt ettiği 6 milyar avroluk mali yardımın 6’da birini dahi vermediğini, dünyanın diğer ülke ve kurumlarından gelen yardımın da 600 milyon doları dahi bulmadığını aktardı. Türkiye’nin ise, Suriyeli ve Iraklı mülteciler için 30 milyar dolar civarında harcama yaparak, kardeşlerine sahip çıkıp onları mağdur etmediğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizden başka bu fedakârlığı gösterebilen bir ülke de yoktur. Batılı yardım kuruluşlarının dünyanın çeşitli yerlerinde yürüttükleri yardım operasyonlarını, oralarda yaşanan rezaletleri de çok iyi biliyoruz” sözlerine yer verdi.

“BİZİM GÖNÜL SINIRLARIMIZ, NE DİKENLİ TELLERLE NE DE GÜMRÜK KAPILARIYLA SINIRLIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eşrefi mahlûkat, yani Allah’ın yarattığı en şerefli varlık olarak gördüğümüz insana hizmeti, asli vazifemiz kabul ediyoruz. Dikkat ederseniz, Suriye’den ülkemize gelenleri genellikle ‘misafirlerimiz’ olarak ifade ediyoruz. Hep söylüyorum, bizim gönül sınırlarımız, ne dikenli tellerle ne duvarlarla ne gümrük kapılarıyla sınırlıdır. Onlar sadece ülkemizin resmî sınırlarıdır. Gönül sınırlarımızın ufku bunların çok ötesindedir. Üzüntülerimizi ve sevinçlerimizi paylaşırken, resmî sınırlarımıza değil gönül sınırlarımıza bakarız. Suriye’deki kardeşlerimizin can güvenliği yokken, onuru ve namusu tehdit altındayken, biz burada nasıl hiçbir şey olmamış gibi davranabiliriz? Kardeşlerimiz zulüm altında inim inim inlerken, biz burada başımızı yastığa nasıl koyup rahatça uyuyabiliriz? Ne inancımız, ne de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz değerler bize böyle bir hakkı vermiyor. Onun için El Bab’tayız, onun için Afrin’e doğru ilerliyoruz, onun için Mümbiç’i teröristlerden temizleyeceğiz, onun için tüm sınırlarımız boyunca tek bir terörist kalmayana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Baydilli’den Kurban Bayramı Mesajı
Baydilli’den Kurban Bayramı Mesajı
Eyyübiye Belediyesi Vatandaşın Duasını Alıyor
Eyyübiye Belediyesi Vatandaşın Duasını Alıyor