Urfa’da Doktor olarak bilinen Ünlülerin berberi-Videolu Haber
Reklam
Reklam

Urfa'da Doktor olarak bilinen Ünlülerin berberi-Videolu Haber

Şanlıurfa 63 Haber Muhabiri Urfa’da ünlülerin berberi olarak tanıtan Berberlik mesleğini 50 yıldır yapan berberlik alanında doktor diye bilinen Necdet Yıldırım ile röportaj yaptı.

03 Ağustos 2017 - 18:22 - Güncelleme: 04 Ağustos 2017 - 17:37

Şanlıurfa 63 Haber Muhabiri Urfa’da ünlülerin berberi olarak tanıtan Berberlik mesleğini 50 yıldır yapan berberlik alanında doktor diye bilinen Necdet Yıldırım ile röportaj yaptı.

Şanlıurfa’ya gelen Sadettin Teksoy başta olmak üzere televizyon programcıları ile birden çok röportaj yapan ve İbrahim Tatlıses, Ünlü modacı Faruk Saraç, Sanatçı İzzettin Yıldızhan, Mahmut Tuncer, Gazeteci Savaş Ay, Sanatçı Nuri Sesigüzel olmak üzere bir çok ünlüyü traş eden Necdet Yıldırım ünlülerin berberi olarak da biliniyor. Geçmiş aylarda Necdet Yıldırım’ın TRT’de belgeseli de yayınlandı.

Necdet Yıldırım; , Yok Amerikan tıraşı, yok Rus tıraşı, yok İngiliz tıraşı, kardeşim Osmanlı tıraşı yapacaksın Osmanlı, ben Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyorum. Benim memleketimin, benim devletimin, benim insanlarımın, benim öz geçmişimin, babalarımın, dedelerimin yapmış olduğu tıraşı benim yapmam lazım.

Çıraklarım çok Urfa’da benim hemen hemen 10’a yakın dükkânım var, dükkânım var derken benim adıma değil dükkânlar, sadece benden yetişen benden mezun olan, buradan gelip de eğitim alan çıraklarımız Ankara’da var, İstanbul’da var, İzmir’de var,  Adana’da var birçok yerlere dağılmışlar.

Allah ülkemize selamet versin. Bu bayrak üzerinde Allah bizi kötü insanların şerrinden muhafaza etsin.

Sizi Tanıyabilirmiyiz ?

Necdet YILDIRIM 1949 Şanlıurfa, demeyeyim de Urfa doğumluyum ben, sizde biliyorsunuz ya bir Urfalı bir Şanlıurfalı var, biz Şanlılığımızı sonradan aldığımız için ve biz onlarla doğduğumuz için biz kendimize Urfalı diyoruz.

Berberlik mesleğini kaç yıldır yapıyorsunuz?

Öncelikle ben Şanlıurfa 63 Haber’e çok teşekkür ederim böyle bir imkânı bize sağlamışlar sağ olsunlar, sizler misafir olarak dükkânımıza şeref verdiniz, ne kadar size teşekkür etsek azdır. Ben bu mesleği 1970’den beri, zaten bizim tabelamızda da yazıyor ‘1970’den beri 5 yıldızlı berber Necdet’ diyor. Ben 50 senedir berberlik yapıyorum.

Bu işe merakınız nasıl başladı?

Ben memur çocuğuyum benim babam devlet memuru, biz 6 kardeşiz 3 erkek 3 kız ben tabi okumadım, aslında eğitim çok güzel bir şey okumak lazım fakat herkes okursa mesleği kim yapacak. Fakat eğitimli esnaf olsa çok iyi olur. Zaten şimdi sizlerde farkındasınız piyasada esnaf yetişmiyor, sanatkâr yetişmiyor, zanaatkâr yetişmiyor dolayısıyla ben bu işi severek yaptım halen de seviyorum bu yaşa kadar hiçbir sıkıntı çekmedim berberlik çok güzel bir şey.

Mesleğiniz ile ilgili bilgi verirmisiniz?

Hatta bunun bir anısı var eğer izin verirseniz anlatayım bunu, bir doktor abimiz geldi dedim hocam kusura bakmayın sizin yanınızda da böyle konuşuyoruz ama dedi kardeşim biz sizin çırağınızız, dedim estağfurullah hocam ne demek yani bu. Eskiden berberler doktordu herhalde bunu iyi bilirsiniz. Kulak doktoru vardı berber, diş doktoru vardı berber vs. uzun konuşmama gerek yok. Bir de bizim berberliğimiz Peygamber Efendimiz’in dönemindeyken Selman-i Farisi pak Hz. Bizim pirimiz, sultanımız, üstadımız o berberliği yaptığı için biz ondan bu tarafa temiz bir meslek. Zaten Peygamber Efendimizde son olarak buna bir kelime sarf etmişti Selman-ı Farisi demişti ama demişti senin ikinci bir ismin ‘Selman-ı Farisi Pak’ Pak demek temizlik demek. Sizde biliyorsunuz berberlik temiz bir meslek, temiz bir konum,  temiz bir iş insanlara hizmet etmek çok güzel bir şey, dilerim ki bütün berberler aynı vasfı taşısın hijyenli ve tertemiz olsun.  ,

Eski berberler nasıldı?

Öncelikle yaramı deştiniz eski berberliklerin anısı bambaşka, çırak bir ahilik dönemi vardı. O ahilik döneminden bu güne kadar birçok zorluklardan biz geçtik. Ahilik olmasa bu meslek yapılmaz. Çünkü eski berberliğin usulü vardı. Fakat şimdi görüyorsunuz her önüne gelen berber dükkânı açıyor. Artık başka şeylerde söylemek istiyorum ama herhalde zamanı gelince onu da konuşuruz: Şimdi eski berberlerle yeni berberler arasında çok fark var. Bizim eski usturalar, eski kayışlar, eski makineler şimdi size usturayı göstersem mesela bu usturayı şimdi birçok berber bunu tanımaz.  Bu jilet değildir. Bu ustura bunu şimdi bilen varmı yok. Bir çark makinemiz vardı. Şimdi ben desem ki bu bilevi taşı bunu bilen yok, şimdi her şey modern, her şey teknolojiye uygun olduğu için eski berberlerle yeni berberler arasında çok fark var. Ama eski berberler hem sanatkârdı hem zanaatkârdı. Onun için bu berberlik çok kalite bir meslek.

Eskiden limon saça sürülürdü şimdi ise jöle ne diyeceksiniz?

Biraz öncede arz ettiğim gibi teknoloji, bizim zamanımızda el makinesi vardı. Şimdi elektrikli cihazlar çıktı. Kurutma makineleri çıktı, şampuanlar çıktı, kremler çıktı, jöleler çıktı. Eskiden biz müşterimizin saçına limon sürerdik. Limon tabii bir besin maddesidir. İnsanlar hem yer. Hem saçlarına sürerlerdi ki saçları kuvvetlensin ve güzel olsun aynı jöle ve vaks gibi yeni nesil bunları kullanıyor zaten  o nesilde zamanı geldiğinde eyvah diyecekler ama ne yazık ki iş işten geçmiş olacak. Teknoloji çok ilerler fakat saçlarımız da görüyorsunuz her insanın saçı dökülüyor ve perişan bir vaziyette cansız bir konumda.

Berberlik ile kuaförlük arasında ki fark nedir?

Vatandaş benim ustalarımın bana öğretmiş olduğu tıraşı tabi bir televizyon programında da anlatmıştım. Bana dediler ki usta sen bu tıraşları yapabilir misin?  Bana dediler. Bende dedim o kuaför denen üstatlarımız doğru söylüyor. Ben berber Necdet’im berber Necdet hiçbir zaman kendi öz berberliğini kaybetmedi, kimliğini de kaybetmedi. Hiçbir zaman içinde kaybetmeyecektir. Bunu da bilsinler. Şimdi bana diyorlar ki benim yapmış olduğum tıraşları ben unuttum. Onlar yeni başlamış bu tıraşa, yok Amerikan tıraşı, yok rus tıraşı, yok İngiliz tıraşı kardeşim Osmanlı tıraşı yapacaksın Osmanlı, ben Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyorum. Benim memleketimin, benim devletimin, benim insanlarımın, benim öz geçmişimin, babalarımın, dedelerimin yapmış olduğu tıraşı benim yapmam lazım. Ama şimdi ismini değiştirdiler kuaförler, işte şimdi ki zatı muhterem meslektaşlarımız sağ olsunlar mesleğimizi dejenere ettiler ama İnşallah onlarda aslına dönerler. Kuaförlük aslında bir bayan berberidir, erkek berberdir, kadın kuafördür bizim bildiğimiz bu ama yani meslektaşlarımız başka bir şey biliyorlarsa ona ben bir şey söyleyemem.

Şu ana kadar kaç çırak yetiştirdiniz?

Çıraklarımın sayısını sayamam. Çünkü hayatta tek idealim iki oğlum olursa birini berber, birini müzikçi yapacağım demiştim. Şükürler olsun birini müzikçi yaptım birini de iyi bir berber yaptım., İyi bir esnaf Bu benim için çok önemli. Çıraklarım çok Urfa’da benim hemen hemen 10’a yakın dükkânım var, dükkânım var derken benim adıma değil dükkânlar, sadece benden yetişen benden mezun olan, buradan gelip  eğitim alan çıraklarımız Ankara’da var, İstanbul’da var, İzmir’de var,  Adana’da var birçok yerlere dağılmışlar. Onlarda haklı çok insanda burada kalmadı, ustalarda kalmadı. Onların hepsi il dışına çıktılar onlarda kendi kendilerine iş yapıyorlar, halen mesleklerini devam ettiriyorlar. Bazen Urfa’ya geldiklerinde yanıma gelirler, beni ziyaret ederler. Onlarla gurur duyarım halen de buradaki çıraklarım gelirler beni ziyaret ederler. Çok güzel bir anıdır. Nasıl ki bir eğitimci bir öğretmenin talebesi 15 – 20 yıl sonra büyük yerlere gelir doktor, hakim olur o hocanın, öğretmenin nasıl hoşuna giderse bizim de hoşumuza böyle gidiyor. Bir insan yetiştirebilmişiz.

Bu kadar yıldır bu mesleğinizi devam ettirmenizin sırrı nedir?

Ben insanları çok seviyorum, insanlar benim için çok değerli hayatta her şeye çok değer verdim fakat insanlara daha çok değer verdim. Zaten insanlara daha çok değer verdiğimden dolayı bu mesleği onun için sevdim. Halen de seviyorum, severekte yapıyorum. Bu yaştayım yine de gururla yapıyorum. Çocuk gelse çocuk gibi, büyük gelse büyük gibi, yaşlı gelse yaşlı gibi onlarla muhatap olup onlarla elimden geldiği kadar onlara saygıda kusur etmemek üzere onlara güzel bir konum yapıyorum, onları memnun ediyorum ki ve bu benim sevgimden dolayı. Nedense berberlik mesleğini çok temiz bir meslek olduğu için ve aynı zamanda Hz. Peygamber Efendimizin bizim üzerimizde duası olduğundan dolayı bir türlü bu mesleği bırakmak istemiyorum ve halen de seviyorum ve severekte yapacağım.

Size berberlerin doktoru diyorlar nedir bunun sırrı?

Çok büyük ustaların elinden çok şeyler öğrendim. Onlara hizmet ettim. Nasıl ki Urfa sıra gecelerinde edep ve erkânı öğrendikse bu meslekte de yani berberlik mesleğinde de bazı şeyleri öğrendik. Eskiden doktor yoktu. Eskiden berber vardı. Berberler dişe bakardı. Kulağa bakardı. Yaraya bakardı. Ve birçok hastalıkları tedavi ederdi. Bende o ustalardan öğrendiğim için bazı yare ve berelere bakardık. Şifa Allahtan doktorluk meselesi bu. Bazı arkadaşlar espri olsun diye senin doktorluğunda var diyorlar. Doktorluk meselesi benim diplomam yok. Doktorlara karşı saygım var. Biz şimdi doktorlara yönlendiriyoruz. cenabı Allah diyor ki doktorsuz  yerde kalmayın. Onlara gitmekte fayda var. saç dökülme gibi durumlarda biz müdahale edebiliyoruz. Allah şifa veriyor yani.

Meslekte bir anınınız anlatırmısınız ?

Bir müşteriyi traş ettim. Allah rahmet etsin vefat etti. Ustura ile traş ettim. iş bittikten sonra kalktı bana iki tokat attı. Dedi oğlum bu mesleğin iyisinin iyisini yapacaksın. o benim için bir anıdır. Onu unutamam. 15-16 yaşlarında idim. Demek ki müşteri bana o tokadı vurdu. O günden beri iyinin iyisini yapıyorum. Ben severek bu mesleği yapıyorum.

Son olarak neler söyleyeceksiniz?

Size Şanlıurfa 63 Haber’e ne kadar çok teşekkür etsem azdır. Böyle bir konu ile mesleğimizle ilgili, esnaflığımızla ilgili, Urfa’nın edep ve erkanlarını böyle gündeme taşıdığınız için eğer gazete olsun, eğer televizyon kanalı olsun, bir şeyler verebiliyorsak Şanlıurfa 63 Haber'e teşekkür ederim. Allah ülkemize selamet versin. Bu bayrak üzerinde Allah bizi kötü insanların şerrinden muhafaza etsin.

Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Ben teşekkür ederim.

Osmanlı’da Berberler; Kanuni Sultan Süleyman devrine kadar ciddi bir kaydı bulunmayan ve seyyar olarak hizmet veren berber esnafı, kahvehânelerin açılmasıyla daha bilinir ve görülür hâle gelmişti. Kahvehânelere gelen müşterileri tıraş ederek geçinen berberler için Sultan IV. Murad‘ın kahvehânelere getirdiği yasak bir dönüm noktası olmuş, berberler artık müstakil olarak çalışmak zorunda kalmışlardı. Fakat bu durum kısa sürdü. Sultan IV. Murad’ın vefatı, birçok berberin yeniden alışık oldukları yere yani kahvehânelere geri dönmesine sebep oldu. Sultan II. Mahmud zamanında Avrupa tarzı tıraşların yapılmaya başlanmasıyla birlikte berberlik yeni bir devre girmiş ve işler daha da artmıştı. Berberlerin aynı zamanda diş çektiği, sünnet ve hacamat hizmetleri verdiği, şişe çektiği, sülük tedâvisi uyguladığı ayrıca çeşitli merhemler hazırladıkları bilinen bir husustu. Berberler bu tedâvileri hânelere giderek husûsî olarak da tatbik ederdi. Hatta hekimbaşı tarafından verilen bir izinnâme ile cerrahlık yapabilen berberler bile vardı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Doktor adayları beyaz önlük giydi
Doktor adayları beyaz önlük giydi
Siverek'te 2 bin öğrenciye mont yardımı yapıldı
Siverek'te 2 bin öğrenciye mont yardımı yapıldı