Urfa Tırnaklı Ekmeği
Reklam
Reklam

Urfa Tırnaklı Ekmeği

Şanlıurfa Tırnaklı ekmeği

11 Şubat 2017 - 20:59

Şanlıurfa Tırnaklı ekmeği ; Seneler önce Urfa’da elektrik akşam ezanından sonra yanar, gece saat 22.00’de sönerdi. Elektrik sönünce karanlığın kucağına düşen şehirde sahurla günün ağarması beklenir, şehrin güzellikleri de karanlığa gömülür, onlar da bekleyişe girerdi.

Karanlıktan en çok fırıncılar etkilenirdi. Çünkü Urfa’da işe en erken giden fırın işçileridir. Düşünün şehrin karanlığa tutsak kılındığı saatlerde, evinizden kalkıp çarşıya kadar yürüyerek işe gitmek... İnsan oğlu işte, görmediği veya görülmeyen şeyden doğası gereği korkarak..

Fırın işçilerinin hamurkâr (hamur yoğuran) hariç hepsi sabah namazını evde kılar sonra yola koyulur. Hamurkâr sabah namazını fırında kılar, diğer işçiler gelmeden o hamuru yoğuracak tekneye yatıracak ki gelen işçiler hemen işbaşı etsin. Hamur hazırdır, hamur kesen, çevirici, tırnakçı ve şatır gelir gelmez işbaşı ederler. Hamurun mayası akşamdan hazırlanır. Urfa‘da “Tırnaklı Ekmek” hamuru daha önceden hazırlanmış hamur mayası ile yapılır.

Hamurkâr, akşama doğru maya olacak hamuru yoğurur, tahtadan mamul tekneye yatırır, üstünü bir bezle kapatır, mayalanmaya bırakır. Akşamdan hazırlanan maya sabahleyin kullanmaya hazırdır. Mayadan belli bir miktar alınarak yoğurma teknesi içindeki suda eritilir, üzerine yeterince un ilave edilerek yoğrulur. Hazırlanan bu hamurun adı “mayalı hamur”dur. Tırnaklı ekmek bu hamurdan yapılır. Çünkü fenni maya kullanımı ekmeğin tadını olumsuz etkiler.

Bazı çevre iller hamurdan imal ettikleri pideyi terazide tartarak satışa sunarlar. Yarım kilo ekmek almak isteyince fırıncı alır pideyi koyar teraziye, ağır gelirse elindeki bıçakla ekmeğin fazlalığını alır, hafifse bir başka pideden parça koparıp üzerine bırakır.

Urfa’da ise ekmek değil, hamur tartılır. Pişmiş bir ekmeğin kaç gram olacağı bellidir. Onun üzerine 30 gram pişirme payı ilave edilir. Ekmek piştikten sonra tartılınca ağırlığı istendiği kadardır. Biz Urfalılar “tırnaklı ekmek” diyoruz, Urfa dışında ise “pide” diyorlar.  Bu kadar farklılık olacak artık.

Urfalının günlük yaşamında da alışverişinde de bir zarafet vardır. Ona yakışan da odur. Ekmeği “tırnaklı ekmek”tir. Ona yakışır şekilde pazarlayacaktır. Üzerine kendi kibarlığını da katacaktır. Aksi halde tırnaklı ekmeğe haksızlık etmiş olur.

Urfa’da müşteri fırına gelir, örneğin: “Usta 5 tırnaklı ekmek ver”, der. Usta ekmeği kâğıda sarar, torbaya yerleştirir verir. Ne kadar zarif bir alışveriş…

Bir çarşı düşünün ki, her yer tırnaklı ekmek kokusuyla yüklüdür. Tırnaklı ekmek karın doyurur, gözü doyurur ve de gönlü ferahlatır. Tırnaklı ekmek sadece karın doyurucu değil, tırnaklı ekmek nimettir. Ayrıca tırnaklı ekmek henüz ismi koyulmamış bir koku dağıtır çevresine. Öyleyse niye ona gereken önemi vermeyelim?

Çulcu Pazarı'ndaki fırında tırnaklı ekmek yapılıyorsa, o mis kokusu Koyun Pazarı'nı da sarar. Tırnaklı ekmek katıksız yenir, onun dışındaki ekmeklerin yanına katık ilave etmek gerekir. Yolunuz Urfa’ya düşerse Aşağı Çarşı’ya doğru yürüyün Haşimiye Meydanı’nda durun. Solunuzdaki küçük fırından bir tırnaklı ekmek alın, durmayın, yürüyün ama tırnaklı ekmeği yiyerek yola devam edin. Gözünüzü açtığınızda kendinizi Halilu’r-Rahman Gölü’nde bulursunuz. Genelde ikindiyle akşam arasında tırnaklı ekmek müşterileri çocuklardır. Çocuk, gelir fırının önünde dikilir durur.

Fırıncı ona seslenir:

-Ne istiyorsun oğlum?

-Bir şey yok emmi.

-Peki oğlum.

Aslında çocuğun gözü ocaktan çıkacak olan sıcak tırnaklı ekmektedir. Tırnaklı ekmek ocaktan çıkınca o durup seyreden çocuk var ya, kartal gibi tezgâha atılır.

-Emmi ha o tırnaklı ekmekten bir tane ver.

Çocuk ekmeği alıp yürüyüp giderken dönüp dönüp arkasına, fırına bakar, beyaz yalanını affettirmek için masum bir tavır sergiler.

Cuma geceleri, özellikli bir yapıya sahip Kör Hello namıyla maruf bir dilenci gelir, Tenekeci Ahmet’in fırından yana olan duvarına yaslanır. Sol elindeki değneği yanındaki duvara dayar. Sağ elini göğsüne dayar. Başlar, bağırır gibi konuşmaya:

-Ya Rabbi 15 tırnaklı ekmeğe ihtiyacım var. Yoldan geçen birileri ekmek alır. Hello’ya dokundurarak uzatır. Hello sorar:

-Ekmek tırnaklı mı?

-Evet.

Ekmeği eliyle tutar, göğsüyle elinin arasına bırakır. Bir ekmek aldı ya, ihtiyaç 14’e düştü.

-Ya Rabbi 14 Ekmeğe ihtiyacım var…

Hello 15’i buluncaya kadar bağırır. Son 1'i de alınca sessiz sedasız yola koyulur.

-Bereket versin. Der.

Hello tırnaklı pidelerin bir kısmını kendine, diğerlerini dilenmeyen yoksullara dağıtırdı. Akıl ermez bir yardımlaşma...

Hello bu; sadece kendi için değil komşuları için de dilenir.

Hello’ya "niye tırnaklı pide istiyorsun” dendiğinde cevaben;

-Katığı içindedir, der.

Dünün ünlü fırıncıları vardı. Bunlar usta değil, ustaların ustasıydı. Fırıncı Bozan Usta, Çulcu Mahmut Usta, Arabacı Hüseyin Usta, Ziya Usta, Zekeriya Usta, Horto, Haci, Hüseyin İnci…

 “sabahleyin fırına gidip tırnaklı ekmek almadım” diyen var mı? Aksi durum bir Urfalı için eksikliktir. Allah Urfa’dan tırnaklı ekmek kokusunu eksik etmesin.

Urfa’nın yazını seviyorum,

Yaza benzer.

Kışını seviyorum,

Kışa benzer.

Urfa bunu aklında tut, “yalnız seni değil tırnaklı ekmeğini

de seviyorum”…(Bekir Bozanoğlu-Avukat)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Köyde tezek yeri kavgası: 1 yaralı
Köyde tezek yeri kavgası: 1 yaralı
Hastane inşaatında asma tavan çöktü
Hastane inşaatında asma tavan çöktü