Urfalı Bestekar Cemil Cankat

Urfalı Bestekar Cemil Cankat

Urfalı Bestekar Cemil Cankat'ın besteleri,türküleri,uzun havaları,türkü sözleri, müzik hayatı, Plaklar, Ailesi, rol aldığı filmler

Urfalı Bestekar Cemil Cankat
25 Eylül 2016 - 01:05
Reklam

Cemil Cankat 1913 yılında Urfa’nın Cami Kebir Mahallesi’nde doğmuştur. Annesinin adı Ayşe, babası Onbaşı Mehmet’tir. Minteha Hanım’la evli olup Ahmet, Neriman ve Ferhat isimli üç çocuğu vardır. 1976 yılında Urfa’da vefat etmiştir.

Müzisyenlik Cemil Cankat’ın ailesinin genlerinde var idi Annesi Ayşe Hanım çok büyük bir müzisyen ve aynı zamanda çok güzel bir sese sahip olup Urfa hoyratlarını iyi icra ettiği söylenir. Kolay kolay türkü-hoyrat okumaz, nazlanır, okumaya başlayınca kendisini “hal” alır, okudukça okurmuş. Ayşe Hanım bir gün hoyrat türkü okumaya başlamış, sesi duyan komşular toplanmış zılgıtlar çalmaya başladıkları söylenir.

Ayşe Hanım’ın güzel ve çok yüksek bir sese sahip olduğu, Alman Bağı’nda hoyrat okurken, Topçu Meydanı’ndan dinlendiği söylenir. Cemil Cankat böyle bir ananın oğlu olarak bütün ezgileri annesinden almış ve böyle bir usta Hanım elinde büyümüştür.

Cemil Cankat’ın çocuklarından Ahmet ve Neriman’ın sesleri de çok güzeldir. Cemil Cankat’ın ağabeyi Salih’in oğlu Mehmet’in sesi de çok güzelmiş. “Yedi beni kurt oldu yedi beni” hoyratını plaka okuduğunda Türkiye çapında isim yapmıştır.

Mesleği

Hayatını şoförlük yaparak kazanan Cemil Cankat yeni otomobile çok meraklıydı. Devrinin meşhur markası Chevrolet (şavırle) taksi kullanırdı. Arabasını her yıl yeni modeliyle değiştirirdi. Arabası Urfa’da herkes tarafından bilinir, gelin giden kızlara ve ilimize gelen yüksek düzeyde bürokratlara araç olarak kiralanırdı.

Müzik Hayatı

Cemil Bey şoförlük yaptığı sırada müzikle amatör olarak ilgilenmiştir. Urfa eşrafından Belediye Başkanı Udi Ömer Alaybey ile zaman zaman seyahatlerde okurlarmış. Ömer Bey Cemil Bey’in sesinin güzelliğinin farkına varmış ve onu plak yapması için teşvik etmiştir. İstanbul’dan plak yapması için teklif gelince “sahibinin sesi”ne plak yapmak için İstanbul’a giden Cemil Cankat, 19 yaşında (1932 yılında) “Pencereden Kar geliyor” ve “Çiçekler renk renk olur” adlı ilk plağını doldurmuştur. Sekiz yıl “Sahibinin sesi” şirketinde çalıştıktan sonra “Colombia” şirketine geçmiştir.

Urfa’yı çok sevdiği için plaklarında mutlaka isminin başına “Urfalı” diye yazdıran değerli ses sanatçısı Cemil Cankat aynı zamanda bestekar ve sinema oyuncusudur. İstanbul’da bulunduğu yıllarda halk müziği sanatçısı olmak için açılan sınavı çok sayıda müracaatçı arasından kazanarak İstanbul Radyosu’na girer. Radyoda her Cuma günü akşamı ince sazlar eşliğinde 20 dakikalık program yapardı. Herkes Cuma gününü sabırsızlıkla beklerdi. 1932 yılından vefatına kadar devamlı plak yaptı. Kendisine sorduğumda “çok plak doldurdum ama sayısını bilmiyorum, tahminen 300-400 arasıdır” derdi. Türkiye, Urfalı Cemil Cankat ile “Urfa Musikisi”ni sevmeye ve tanımaya başladı.

Cemil Cankat’ın okuyucu olarak ünü yurt sınırlarını aşmıştır. Bilhassa Arap ülkelerinde sevilerek dinlenmiştir. Suriye’nin Halep ve Şam şehirlerinde birçok konser vermiştir. Mısır’ın meşhur sanatçılarından Abdulvahap ve Ümmü Gülsüm ile görüşmüş onların takdirlerini almıştır.

Türk Halk Müziği’ne ayrı bir ekol ve tavır getirmiştir. Yurtiçinde de çok sevilmiş ve takdir edilmiştir. Devrinin ünlü birçok sanatçısıyla konserler vermiş, birçok radyo programına katılmıştır.

İstanbul’da büyük gazinolarda programlar yapmıştır. Paraya, mala, mülke kıymet vermemiş, sanatı sanat için icra etmiştir.

“Urfalıyam Dağlıyam” türküsünü plağa devrinin ünlü ses sanatçısı Safiye Ayla ile birlikte okumuştur. Safiye Ayla ve

Behiye Aksoy, Cemil Cankat’tan bahsederken “kadife sesli Cankat” diye anlatırlardı.

Hafız Hamit Belli ile beraber plağa okudukları “Daracık sokakta yara kavuştum” adlı türkünün arasında Hamit Hafız “Belimi vurdum gurbet elin daşına” sözleriyle bir divan okumuştur.

Plağa okuduğu “Urfa’nın etrafı dumanlı dağlar”, “Gitti canımın cananı”, Geceler yârim oldu”, “Pencereden kar geliyor”, “Zalim avcı vurdu beni”, türküleri ve uzun havaları yıllardır dillerden düşmeyen eserlerdir.

Cemil Cankat, ses sanatçılığının yanında aynı zamanda bestekârdır. Plağa okuduğu eserlerinin çoğunu kendisi bestelemiştir. “Mezarımı Taştan Oyun” filminin çekimi sırasında Hüseyin Peyda kendisini ziyaret eder, filmin senaryosunu anlatır.

Filmin kahramanı olan kızın adı “Mihrican”dır, buna göre bir türkü yapmasını rica eder. Cemil Cankat bu film için “Gitti canımın cananı, ah le canım vah le canım Mircanım” isimli türküyü besteler ve filmde okur. Yine Hüseyin Peyda için, “Gelen ağlar giden ağlar“ filminde aynı isimle bir uzun hava da seslendirir.

Köroğlu, Yara, Harman Sonu, Akıncılar, Kılıbıklar, Keloğlan, Çıldırtan Baba rol aldığı filmlerdir.

“Urfa Müziği”ne çok emeği olan, Urfa ismini hafızalara nakşetmek için ölünceye kadar emek veren değerli bir ses sanatçısı, bestekar ve eşsiz insan “Urfalı Cemil Cankat”a Allah’tan rahmet diliyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRx
İsmail Dinler ile yollar ayrıldı
İsmail Dinler ile yollar ayrıldı
Küçük Bedenime Dokunma Programı düzenlendi
Küçük Bedenime Dokunma Programı düzenlendi