Yaşam

Aynı Yağmur Altında setleri nerede, nerede çekiliyor?

ATV ekranlarının iddialı yapımı Aynı Yağmur Altında, hikayesini uluslararası bir zemine oturtarak hem yurt dışında hem de Türkiye’nin farklı noktalarında çekiliyor.

Abone Ol

Aynı Yağmur Altında nerede çekiliyor, setleri nerede?

Londra’nın modern ve puslu atmosferinden İstanbul’un tarihi ve dramatik dokusuna uzanan çekimler, dizinin görsel dilini zenginleştirirken hikayenin evrensel boyutunu da ön plana çıkarıyor. Yapımın çekim mekanları, sahnelerin duygusal ağırlığına göre özenle seçilmiş durumda.

Londra çekimleri: Lambeth ve London Eye

Dizinin başlangıç sahneleri ve Rosa’nın aktivist kimliğinin şekillendiği önemli sekanslar İngiltere’nin başkenti Londra’da gerçekleştirildi.

  • London Eye ve Lambeth Bölgesi: Rosa’nın hayatını değiştiren Gazze protestosu sahneleri, Londra’nın simgesi olan London Eye çevresinde ve Lambeth bölgesinde çekildi.

  • Sokak Sahneleri: Londra’nın ikonik yağmurlu sokakları ve metro istasyonları, karakterlerin ilk karşılaşmalarına ve hikayenin fitilinin ateşlendiği anlara ev sahipliği yaptı.

İstanbul çekimleri: Beykoz, Sarıyer ve Beşiktaş

Hikayenin Türkiye’ye taşınmasıyla birlikte set çalışmaları İstanbul’un hem modern hem de nostaljik semtlerine yayıldı.

  • Beykoz Platoları ve Konaklar: Dizideki aile çatışmalarının ve dramatik sahnelerin büyük bir kısmı Beykoz’da bulunan film platolarında ve bu bölgedeki geniş bahçeli tarihi konaklarda çekiliyor.

  • Sarıyer ve Beşiktaş: Şehir içi koşturmacanın ve Rosa ile Ali’nin İstanbul’daki ilk buluşmalarının geçtiği sahneler için Boğaz hattındaki Beşiktaş ve Sarıyer semtleri tercih ediliyor.

  • Kırsal Alanlar ve Çiftlikler: Senaryo gereği ihtiyaç duyulan doğa manzaralı sahneler için İstanbul’un çeperindeki kırsal bölgelerde özel çiftlik setleri kuruldu.

Mekanların hikaye üzerindeki etkisi

Aynı Yağmur Altında, mekanları sadece birer dekor olarak değil, karakterlerin iç dünyasının bir yansıması olarak kullanıyor. Londra’nın kalabalık ve eylem odaklı meydanları Rosa’nın ideallerini; İstanbul’un kapalı kapılar ardındaki yalıları ve platoları ise ailelerin karanlık sırlarını simgeliyor. İki şehir arasındaki bu görsel köprü, izleyiciye karakterlerin yaşadığı kültürel ve ruhsal dönüşümü daha net hissettiriyor.