Ekonomi

Cevdet Akbaba: 'Kadın Hakları Savunuluyor, Erkekler Neden Görmezden Geliniyor?

Akbaba, günümüz toplumunda fakirlerin zor durumda olduğunu ve özellikle erkeklerin desteğe ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Abone Ol

Cevdet Akbaba, Şanlıurfa Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, “Düşmez kalkmaz bir Allah'tır. Sadece kadınlar mı düşüyor? Bugün bütün devletler kadın hakları diye bağırıyorlar. Her yerde kadın hakları savunuluyor. Peki, erkekler ne yapmış? Bir erkek düşerse kimse elinden tutmuyor. Her şey zengin olmak mı? Fakirlerin hepsi düşmüş. Gidin zenginlerin ve fakirlerin evlerine bakın, anlatılacak çok şey var, hangisini anlatayım?”

Akbaba, günümüzdeki sorunlara dikkat çekerek şunları ifade etti: “İlber Ortaylı hocanın Suriyelilerin parti kuracakları hakkında söyledikleri sözler gündeme geliyor. Bilindiği gibi bir söz vardır, 'Dağdaki geldi, bağdaki kovuyor." Şu an Türkiye ve Şanlıurfa elimizden gitmiş, çünkü mülteciler ellerinden geleni yapıyorlar. Şu an bütün Türk vatandaşları devlete vergi veriyor, fakat onlar vergi ödemiyor. Bugün bir vatandaşımız hastaneye gittiğinde sağlık güvencesi olduğu halde bir yüzdelik alınıyor, peki onlardan neden alınmıyor? Madem onlara vatandaşlık verilmiş, neden onlardan alınmıyor?”

Akbaba, ekonomik zorluklara da değindi: “Kendi imkanlarımla geçinmeye çalışıyorum ve imkanım olduğu halde işsiz durumdayım. Neden? Çünkü dağdaki geldi, bağdaki kovuyor. Bugün bir kira ne kadar olmuş? Birliğimiz ve beraberliğimiz yok. Her şeyimiz dış ülkelere, Almanya'ya, Amerika'ya satılmış. Biz burada neciyiz? Ekonominin halini zaten görüyoruz. Faiz oranları günden güne artıyor. Eskiden yıldan yıla faiz oranı değişiyordu, şimdi ise saatte bir değişiyor. Örneğin, ben evime misafir çağıramıyorum ve evim şu an batık halde. Kiracıyım ve ev sahibi bana, 'Evim budur, ister otur ister oturma" diyor. Kiralar almış başını gitmiş. Ben şuan çocuklarıma hem analık hem babalık yapıyorum. Bugün evlenmek istediğimde, görücü usulü herhangi bir kadına aracı göndersem, 'Evi var mı, arabası var mı?" diye soruyorlar. Bugün asgari ücretle çalışan bir insan evini geçindiremiyor. Ben sadece evde oğlumla yaşıyorum, onu doyuramıyorum. Kimsenin haddi, doyurmak değildir; Allah doyurmadıktan sonra ama ben çocuğumla geçinemiyorum.”

Akbaba, kadın-erkek eşitsizliğine de dikkat çekti: “Birçok kez belediyelere ve sosyal yardımlaşma merkezlerine gittim, bana destek olun dedim ama herhangi bir destek göremedim. Ama bir kadın gittiği zaman, destek çıkıyorlar. Bir kadın dul olabiliyor, ama erkek dul olamıyor mu? Bugün tüm devletler kadın hakları diye bağırıyorlar, her yerde kadın hakları savunuluyor, peki erkekler ne yapmış? Bir erkek düşerse kimse elinden tutmuyor.”

Evlilik ve toplumdaki değişim üzerine de konuşan Akbaba, “Bugün bir evlilik yapıldığında maliyeti 200-250 bin liraya çıkarken, 3 milyon lirayı buluyor. Eskiden atalarımız 1 odada kalırlardı ama şimdi ki nesil ev değil, şato istiyor. Şimdi ki insanlar doğalgazlı ev ve şehrin en lüks ilçesinde yaşamak istiyorlar, ama karşı tarafın bu imkanı sağlayacak durumu yok. O zaman evlenmesin diyorlar. Kızlarımız da almış başlarını gitmiş. Bugün hangi kız evlenebiliyor? Bu sorun, anne ve babadan da kaynaklanıyor. Örneğin, evlilikte anne ve baba kızlarının sırtını sıvazladığında, o kız bir çocuk doğurup ona bakamaz, o kocaya karılık da yapamaz.”

Akbaba, son olarak İslam alemine seslenerek, “Mala bakmasınlar, mülke bakmasınlar, huzura baksınlar. Kadınlar şeyhlere ve hocalara gidip, 'Kızımın kaderi bağlı" diyorlar ama aslında onlar kızların kaderlerini bağlıyorlar. Kıza bir görücü geldiği zaman, 'Kilolarca altın istiyorum" diyorlar, 'Kızımın adına daire tapu edilsin istiyorum" diyorlar, ama onlar evlendikleri zaman adlarına daire tapu edilmedi. Yazık, günah. Gerçekten biraz da ahireti düşünsünler. Sadece mal düşünüyorlar, hadi bakalım düşünsünler. Ama bu halimiz bize daha az. Ne zaman ki gökten taş yağarsa, o zaman uyanırız, ama o zaman da iş işten geçmiş olur,” dedi.