Güneydoğu Bölgesinde İlk Kez Yapıldı

AORT damar tıkanıklığı hastalığı Şanlıurfa Harran Üniversitesi Tıp Fakültesinde ameliyat yapılarak Güneydoğu bölgesinde de ilk kez yapılmış oldu.

Güneydoğu Bölgesinde İlk Kez Yapıldı

AORT damar tıkanıklığı hastalığı Şanlıurfa Harran Üniversitesi Tıp Fakültesinde ameliyat yapılarak Güneydoğu bölgesinde de ilk kez yapılmış oldu.

Güneydoğu Bölgesinde İlk Kez Yapıldı
11 Eylül 2019 - 12:29

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Dünyada ve Türkiye'de nadir görülen Lerisch sendrumu (AORT damar tıkanıklığı) hastalığında ilk ameliyat gerçekleştirildi. Bu ameliyat, Güneydoğu bölgesinde de ilk kez yapılmış oldu.

Şanlıurfa'da karın ağrısıyla hastaneye giden ve ayaklarındaki uyuşmadan dolayı yürüyüş zorluğu çeken 65 yaşındaki Feyyat Taşkesen, yapılan tetkikler sonucu hastalığına teşhis konulamayınca, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edildi. Tıp Fakültesinde Kalp Damar Cerrahisi bölümünde yapılan tetkikler sonucu karın ve ayak damarlarına kan akışını sağlayan AORT damarın tıkandığı tespit edildi. Dünyada ve Türkiye'de nadir görülen Lerisch sendrumu (AORT damar tıkanıklığı) başarılı bir operasyonla açıldı.Harran Üniversitesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doçent Doktor Mehmet Salih Aydın ile aynı bölümde Öğretim Görevlisi Kardiyoloji Doktoru Feyzullah Beşli tarafından yaklaşık 2 saat süren operasyonla AORT damarı açılarak karın ağrısı ve yürüme zorluğu çeken 65 yaşındaki Taşkesen sağlığına kavuştu.

Beşli: Bu tür hastalıklara fazla rastlanmıyor

Nadir görülen hastalığın ameliyatı ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Kardiyoloji bölümü Öğr. Gör. Dr. Feyzullah Beşli, "65 yaşında olan ve by-pss öyküsü olan hastamızda, karın ağrısı ve bacak ağrısı mevcuttu. Yapılan tetkiklerde hastamızın karın damarından itibaren AORT'un bacağa giden bölümlerinde tıkanıklar saptandı. Normalde AORT damarının karın bölgesinden tam tıkanması çok rastlanan bir durum değil. Bunun özel bir adı var Loris Sendromu diye. Bu Loris Sendromlu hastalarda AORT damarı, karın içindeki organları besledikten sonra böbrekleri de besleyip aşağı doğru her iki bacak damarına doğru iki tane dal göndermesi lazım. Böbrek damarlarını besleyen alandan itibaren AORT damarının bacağa giden bölümlerinde, her iki alanda tıkanıklık olduğunu saptadık. Bu şekilde hastamızın tanısını koymuş olduk ve bu damarı açmaya karar verdik." dedi.

'Türkiye’de sadece seçili merkezlerde uygulanabiliyor'

"Normalde Loris Sendromu dediğimiz hastalar eski zamanlarda açık ameliyat ile tedavi edilirdi." diyen Beşli, "Son dönemlerde gelişen tetkikler ve tekniklerle birlikte bu damarların anjiyo ile açılması söz konusu olabilmekte. Bu Türkiye’de sadece seçili merkezlerde uygulanabilmekte. Merkezimizde de son dönemde yapılan başarılı operasyonlar sonrasında bu hastalarımızın da karın damarının AORT'un bacağa giden her iki bölgesinin açılmasına karar verildi. Gerçekleştirdiğimiz operasyonda hastamızın AORT damarını bacağa giden her iki damarla beraber yaklaşık iki saat kadar süren bir operasyon ile başarılı bir şekilde stent takarak damarını açmış olduk. Bu hastalık sadece bölgemizde değil, tüm dünyada çok nadir görülen bir hastalık. En sık olarak hastaların diğer damarlarını tutan kalbin, beynin damarının tıkanmasına neden olan süreç için AORT damarının kendisini etkilemesiyle beraber, karın bölgesindeki damarın tamamen tıkanmasına yol açmasından oluşmakta. Bunda da en sık hastalarımızın şeker hastası olması, tansiyon hastası olması, kolesterolünün olması. Sigara içiyor olmasıdır. Ailede böyle bir hastalık olması gibi risk faktörleri ile bu tür hastalarda bu hastalık oluşmakta." diye konuştu.
Beşli, "Asıl problem, yol yürümekte bacak ağrısı olduğu için çoğunlukla bellerinde veya kalça bölgelerindeki başka problemlerden dolayı kaynaklandığını düşünüp, kardoloji veya kardiyoğrafi tarafından yapılan değerlendirmeler sonrasında bacak damarlarında veya AORT damarlarında tıkanıklık saptanan hastalar Anjiyografik yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavileri sağlanmakta. Bu tip hastalarımıza gerek bacak damarı tıkanıklığı olan gerekse de AORT damarı tıkalı olan hastalarımız bölümümüz kardiyoloji ve kalp ve damar cerrahisi bölümündeki arkadaşlarımızla beraber bu tip hastaların tedavilerini başarılı bir şekilde yürütebilmektedir." şeklinde konuştu.

Aydın: Ana damarın tıkanıklığı çok fazla rastladığımız bir olay değil

Bu tür hastalıklara tanının konulmasının zor olduğunu söyleyen Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Salih Aydın, "Genellikle bizim gördüğümüz durum bacak damarlarında bir tıkanıklık oluşur. Kalp damar tıkanıklıklarında karın içerisindeki diğer küçük damarlardaki tıkanıklıklarda da genellikle böyle durumlar olur ama ana damarın tıkanıklığı çok fazla rastladığımız bir olay değil. Biz kalp damar cerrahisi olarak açık ameliyat yapan bölümüz. Eskiden beri bu şekilde gelen bir durum var ama dünyada şu an bu işlerin hepsi anjiyo ile de rahatlıkla yapılabilecek duruma gelmiş vaziyette. Dünyadaki bu gelişmeler ile bu tür ameliyatları kapalı yöntem ile yapma yoluna gidiyoruz." ifadelerini kullandı.

'İlk ameliyat olarak kayıtlarımıza geçti'

"Bu ameliyat tıp fakültemizde ilk kez yapılan bir ameliyat işlemi olarak bizim kayıtlarımıza geçti." sözlerine yer veren Doç. Dr. Mehmet Salih Aydın, "Burada hem kardiyoloji kliniğindeki hocalarımız, hem kalp damar kliniğindeki hocalarımızın hepsi bu iş için burada görev için bekliyorlar. Ve aynı zamanda bu insanlar bu işi yapma konusunda becerikli insanlar. Birçoğu ise hem beceri hem de bilimsel açıdan oldukça iyiler. O nedenle hastalar bu şikayetler ile bizlere başvurduklarında İnşallah emin ellerde olacaklardır. Bizim Şanlıurfa’mız için ilk, bölgede ise bildiğim kadarıyla hiç yapılmadı. Fakat Türkiye’de sayılı merkezlerden kastımız, Ankara, İstanbul gibi büyük merkezlerde bu ameliyatlar gerçekleştiriliyor. Fakat biz kliniğimizde Şanlıurfa’mızda, hatta bölgemizdeki ilk operasyon diyebiliriz." şeklinde ifade etti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum