Berlin’deki silahlı saldırı ve ödül polemiğinin gölgesinde gelen ani ölüm: Sebebi henüz bilinmiyor
Yeraltı dünyasında yaşanan hareketlilik ve suç örgütleri arasındaki güç savaşlarıyla sıkça gündeme gelen isimlerden biri olan, Almanya’da ikamet eden ve kamuoyunda "Kürt Mehmet" lakabıyla tanınan iş insanı Mehmet Kaplankıran’ın hayatını kaybettiği haberi, gündeme bomba gibi düştü. Özellikle organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı taziye paylaşımıyla doğrulanan bu vefat, hem Türkiye’de hem de Almanya’daki Türk diasporasında geniş yankı uyandırdı. Sedat Peker, yaptığı paylaşımda Kaplankıran’ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerinde bulundu. Ancak Peker’in bu duyurusu, Kaplankıran’ın ölümünün ardındaki sır perdesini aralamaya yetmediği gibi, olayın doğal bir ölüm mü yoksa yeraltı dünyasındaki hesaplaşmaların bir sonucu mu olduğu sorusunu da beraberinde getirdi; zira henüz Alman makamlarından veya ailenin resmi sözcülerinden ölüm nedenine dair detaylı bir tıbbi rapor veya açıklama paylaşılmadı.
Mehmet Kaplankıran ismi, çok değil, daha geçtiğimiz ay, 2025 yılının Aralık ayında Almanya’nın başkenti Berlin’deki lüks villasına düzenlenen uzun namlulu silahlı saldırı ile manşetlere taşınmıştı. O dönemde saldırıdan yara almadan kurtulan ancak evinde maddi hasar oluşan Kaplankıran, saldırının arkasında kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç şebekesinin olduğunu iddia etmiş ve bu durum, gruplar arasında gerilimin tırmanmasına neden olmuştu. Saldırının ardından sessiz kalmayan ve oldukça sert açıklamalarda bulunan Kaplankıran, faillerin yakalanmasına yardımcı olacak veya kendisine bu kişilerin ismini verecek olanlara 500 bin avro gibi astronomik bir ödül vereceğini duyurarak meydan okumuştu. Bu restleşme ve "Başına ödül koyma" süreci, Kaplankıran’ın üzerindeki tehdit algısını güçlendirmiş ve Berlin polisinin de olayı çok yönlü soruşturmasına sebebiyet vermişti.
Bugün gelinen noktada, Mehmet Kaplankıran’ın ani ölümü, geçtiğimiz ay yaşanan bu şiddet sarmalıyla birleşince, olayın bir "kalp krizi" veya "hastalık" sonucu mu, yoksa bir "infaz" girişimi mi olduğu yönündeki spekülasyonları artırıyor. Şu ana kadar gelen bilgiler, ölümün gerçekleşme şekline dair somut bir veriye dayanmamakla birlikte, gözler Alman polisinin yapacağı otopsi işlemlerine ve savcılık soruşturmasına çevrilmiş durumda. İş dünyasındaki faaliyetlerinden ziyade lakabı ve son dönemde karıştığı asayiş olaylarıyla tanınan Kaplankıran’ın vefatı, yeraltı dünyasındaki dengelerin yeniden şekillenebileceğinin sinyallerini verirken, sevenleri ve takipçileri olayın bir an önce aydınlatılması için resmi ağızlardan yapılacak açıklamaları bekliyor.