Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde, başlangıçta talihsiz bir boğulma vakası olarak değerlendirilen İbrahim Kayaaslan’ın ölümü, adli tıp incelemeleri ve medya destekli soruşturma süreçlerinin ardından kan donduran bir cinayet planını gün yüzüne çıkardı. Hafta sonu tatilini geçirmek üzere eşiyle birlikte Dımbazlar Göleti’ne giden ve burada serinlemek isterken boğulduğu iddia edilen Kayaaslan’ın dosyasındaki seyir, eşi Samime Kayaaslan’ın canlı yayındaki çelişkili ifadeleri ve teknik takibe takılan şüpheli iletişim kayıtlarıyla bambaşka bir boyuta evrildi. ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programında mercek altına alınan olayda, acılı eş rolü yapan Samime Kayaaslan’ın soğukkanlılıkla kurguladığı iddia edilen ölüm planı, güvenlik güçlerinin titiz çalışmasıyla deşifre edildi.
Olayın ilk gerçekleştiği gün, jandarma ve sağlık ekiplerine verilen ifadelerde Samime Kayaaslan, eşi İbrahim Kayaaslan ile birlikte suya girdiklerini, eşinin bir süre sonra gözden kaybolduğunu ve onu kurtarmak için çırpındığını beyan etmişti. Bölgedeki balıkçılar tarafından bitkin halde bulunan ve hastaneye kaldırılan kadının bu dramatik anlatımı, İbrahim Kayaaslan’ın cansız bedeninin dört saatlik bir arama çalışması sonucu sudan çıkarılmasıyla trajik bir kaza olarak kayıtlara geçmişti. Ancak ailenin şüpheleri ve olayın medyaya taşınmasıyla birlikte dosya yeniden açıldı. Canlı yayında olay anını anlatırken sergilediği tutarsız tavırlar ve zaman akışındaki mantık hataları, soruşturmayı yürüten savcılık makamının dikkatini çekerken, yapılan teknik takiplerde Samime Kayaaslan’ın babası Mehmet Yoldaş’a, soruşturmada adı geçen İzzet Sözer ile ilgili olarak "telefonunu acilen değiştirmesi gerektiği" yönünde mesajlar attığı tespit edildi. Bu gelişme, olayın bir kaza değil, delilleri karartmaya yönelik organize bir eylem olduğu şüphesini kuvvetlendirdi.
Soruşturmanın seyrini değiştiren en çarpıcı delil ise Adli Tıp Kurumu Denizli Bölge Başkanlığı’ndan gelen otopsi raporuyla ortaya kondu. İbrahim Kayaaslan’ın detaylı otopsisinde, midesinde alkol ile etkileşime girdiğinde bilinç kaybına yol açabilecek yüksek dozda parasetamol içerikli ilaç kalıntılarına rastlandı. Daha da vahimi, talihsiz adamın sırt bölgesinde sert bir cisimle darp edildiğini gösteren ekimoz ve travma izlerinin bulunmasıydı. Savcılık makamının değerlendirmesine göre; Samime Kayaaslan’ın eşinin içeceğine gizlice ilaç karıştırdığı, İbrahim Kayaaslan’ın alkol ve ilacın etkisiyle kendinden geçmesinin ardından gölet kenarına sürüklendiği ve burada suya atılarak boğulmasının sağlandığı üzerinde duruluyor. 13 Ocak’ta Sarıgöl’de gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan Samime Kayaaslan, babası Mehmet Yoldaş, annesi Münire Yoldaş ve İzzet Sözer’in sorgularının ardından mahkemeye sevk edilen eş Samime Kayaaslan, "eşe karşı kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.