ACILAR DİYARI URFA | ÇİĞ KÖFTE ATMA | GÖBEKLİ TEPE

Ben Urfa kadar acıyı yoğun hissettiğim bir toprak biriminde daha önce bulunmadım. Dün sıra gecesinde çok sevdiğim ama içimi delip geçen bir türkü söylediler. “Gezme ceylan şu dağlarda” dedikleri anda şakır şakır aktı yaşlar gözlerimden. Şarkılar güçlüdür. Hele türküler. İçimden sürekli hissettiğim duyguları bir nevi yolladım, şifalandırdım, iptal ettim anlamını ama yine de bu şarkıyı yazdıran, söyleten duygu döndü dolaştı etrafımda. Ve şöyle bir sonuca vardım; Urfalılar acı yemeyi de, acı çekmeyi de seviyorlar biraz. Ya da acıyı kutsallaştırıyorlar. Umarım bu yazdığım anlaşılır. Kimse bile isteye seçmez gibi görünse de bizzat neyi yaşayacağına karar verir aslında. Burada tanıştığım herkes duygusal, içli, mağrurdu. Tek başına kamuya ait bir hanı Geleneksel Urfa restoranına çeviren Cevahir hanım gibi. Çok etkilendim söylediklerinden. “Bu dünyada kadın olmak zor, bu ülke de daha zor, Urfa’da kadın olmak ise çok zor. “ Güzelim Urfa’nın kebaptan başka nefis yemekleri de olduğunu anlattı ve hepsini ikram etti sonra. Amazon kadınları seviyorum. Hem de tam yerinde, öz Mezopotamya’ da.

YORUMLAR

  • 0 Yorum