Cemal Kaşıkçı kimdir ve neden öldürüldü?
Cemal Kaşıkçı, Suudi Arabistan’ın en köklü ailelerinden birine mensup, kraliyet ailesine bir dönem danışmanlık yapmış ancak son yıllarında muhalif bir çizgiye kaymış dünyaca ünlü bir gazeteciydi.
-
Cinayet: 2 Ekim 2018'de evlilik işlemleri için girdiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda, Suudi Arabistan’dan gelen bir "infaz timi" tarafından boğularak öldürüldü ve cesedi parçalanarak yok edildi.
-
Neden: Kaşıkçı’nın, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın (MBS) politikalarını eleştirmesi ve bölgedeki muhalif ağlarla olan bağı, krallık tarafından bir tehdit olarak görüldü.
Cemal Kaşıkçı ve Epstein olayı arasındaki çarpıcı bağlar
İki olay arasındaki ilişki, sadece tesadüfi bir zamanlama değil; ortak aktörler, şantaj ağları ve bölgesel istihbarat oyunları üzerinden şekilleniyor:
1. MBS ve Epstein’in doğrudan iletişimi
Ocak 2026'da yayımlanan Epstein dosyaları, Jeffrey Epstein’in Kaşıkçı cinayetinden sadece günler sonra yakın çevresiyle yaptığı yazışmaları içeriyor. Belgelerde Epstein’in, Kaşıkçı cinayetini BAE lideri Muhammed bin Zayid’in (MBZ), MBS’yi zor duruma düşürmek için kurguladığı bir "tuzak" olarak nitelendirdiği görülüyor. Epstein, bu cinayeti Suudilerin Trump ile olan ilişkisini bozmak için yapılmış bir "medya savaşı" olarak yorumlamış.
2. Adnan Kaşıkçı detayı
Cemal Kaşıkçı, ünlü silah tüccarı Adnan Kaşıkçı’nın yeğenidir. Adnan Kaşıkçı ise Jeffrey Epstein’in iş ortağı ve akıl hocalarından biridir. Hatta Epstein’in cinsel istismar suçlarına aracılık ettiği iddia edilen Ghislaine Maxwell’in babası Robert Maxwell ile Adnan Kaşıkçı arasında derin ticari bağlar bulunmaktaydı. Bu durum, Kaşıkçı ailesinin bir kanadının Epstein’in içinde bulunduğu küresel elit şebekesiyle yıllardır temas halinde olduğunu gösteriyor.
3. Pegasus yazılımı ve siber takip
Kaşıkçı cinayetinde kullanılan en kritik araçlardan biri olan İsrail menşeli Pegasus casus yazılımı, Epstein dosyalarında adı geçen istihbarat ağlarıyla benzerlik gösteriyor. Kaşıkçı’nın telefonunun bu yazılımla takip edildiği kesinleşmişti. İddialara göre Epstein, bu tür teknolojik takip araçlarını ve cinsel içerikli şantaj yöntemlerini, Orta Doğu’daki liderler üzerinde nüfuz kurmak için bir "istihbarat ajanı" gibi kullanıyordu.
4. Şantaj ve "Saha Ajanı" iddiaları
A Haber ve bazı yerel analizlerde dile getirilen iddialara göre; Epstein’in kurduğu "şantaj ağı", Kaşıkçı cinayetinin uluslararası bir operasyona dönüştürülmesinde bir araç olarak kullanıldı. Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz üzerinden yürütülen "saha ajanı" iddiaları, bu cinayetin Türkiye’nin bölgedeki müttefikleriyle (Suudi Arabistan ve BAE) arasını açmak için kurgulanan çok katmanlı bir planın parçası olduğu yönündedir.
Sonuç: Jeffrey Epstein'in 2016'da Riyad'a yaptığı gizli ziyaretler ve MBS ile olan samimi fotoğrafları, bu karanlık ağın sadece seks ticaretiyle sınırlı olmadığını; devletleri istikrarsızlaştırmak veya liderleri rehin almak için kullanılan bir istihbarat mekanizması olduğunu düşündürüyor.




