"Kanatçı Ayaz" markasıyla sektörde hızlı bir yükseliş grafiği çizen genç şefin, kamuoyunda infial yaratan bir tartışmada tarafını seçmesi, sadık takipçileri ve Türk tüketicisi nezdinde büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Gastronomi dünyasının prestijli isimlerinden biri olma yolunda ilerlerken, kriz yönetimindeki tercihleri nedeniyle bir anda boykot listelerinin en üst sırasına yerleşen Geçer, sadece bireysel imajını değil, büyük emeklerle kurduğu ticari imparatorluğunu da ciddi bir risk altına atmış durumda. Sosyal medyanın gücünün bir kez daha kanıtlandığı bu süreçte, bir yarışmacının sempatik imajının nasıl bir gecede tepki odağına dönüşebileceği tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor.

Şırnak’ın azminden Maslak’ın mutfaklarına uzanan başarı hikayesi

Henüz 24 yaşında olmasına rağmen hayat hikayesiyle pek çok gence ilham veren Ayaz Geçer, aslen Şırnaklı bir ailenin evladı olarak dünyaya geldi ve mutfakla olan bağını en alt basamaktan başlayarak tırnaklarıyla kazıdı. Profesyonel aşçılık kariyerine Ankara’da bir restoranın bulaşıkhanesinde adım atan Geçer, mutfağın tozunu yutarak, azmi ve yeteneği sayesinde kısa sürede şeflik koltuğuna kadar yükselmeyi başardı. MasterChef Türkiye’nin All Star sezonuna davet edilmesiyle kariyerinde dönüm noktası yaşayan genç isim, yarışma boyunca sergilediği yüksek enerji, samimi Anadolu tavırları ve yöresel yemeklerdeki tartışmasız ustalığıyla halkın sevgisini kazandı. Bu popülariteyi ticari bir başarıya dönüştürmekte gecikmeyen Geçer; İstanbul’un iş merkezi Maslak, Ümraniye ve memleketi Ankara gibi stratejik noktalarda açtığı "Kanatçı Ayaz" şubeleriyle gastronomi dünyasında kendine sarsılmaz görünen bir yer edindi.

Ekmek İsrafını Önleyen Proje Dikkat Çekti!
Ekmek İsrafını Önleyen Proje Dikkat Çekti!
İçeriği Görüntüle

Sosyal medyayı ayağa kaldıran o destek ve Bedri Usta krizi


Kanatçı Ayaz markasını hedef tahtasına oturtan asıl olaylar zinciri, gastronomi sektörünün tanınmış isimlerinden Bedrettin Aydoğdu, yani Bedri Usta etrafında şekillenen bir müşteri skandalıyla fitillendi. Bedri Usta’nın, kendisine yönelik eleştirilerde bulunan müşterilere karşı takındığı küçümseyici üslup ve ardından Türk milletinin değerlerini hedef aldığı iddia edilen talihsiz açıklamaları, kamuoyunda dev bir boykot dalgasının başlamasına neden oldu. Toplumun bu haklı hassasiyetine ortak olması beklenen Ayaz Geçer’in ise tam aksine, eleştirilen iş insanına sosyal medya üzerinden "Her zaman yanındayım baba" diyerek açıkça destek vermesi, bardağı taşıran son damla oldu. Halkın tepkisini görmezden gelerek sergilenen bu aidiyet duygusu, tüketiciler tarafından toplumsal duyarlılığa indirilmiş bir darbe olarak yorumlandı ve "Kanatçı Ayaz" isminin de bu krizin merkezine çekilmesine sebebiyet verdi.

Vergi iddiaları ve çığ gibi büyüyen tüketici refleksi


Ayaz Geçer’e yönelik tepkiler sadece söz konusu "manevi destek" ile sınırlı kalmadı; olayın sıcaklığı devam ederken sosyal medya üzerinden organize olan binlerce kullanıcı, #KanatçıAyazBoykot etiketi altında birleşerek tüketici haklarını ve toplumsal onuru koruma çağrısı yaptı. Bu dijital protesto sürerken, genç şef ve işletmeleri hakkında ortaya atılan vergi kaçırma iddiaları ise kamuoyundaki öfkenin boyutunu farklı bir mecraya taşıdı. Hem etik değerler hem de yasal yükümlülükler üzerinden sorgulanmaya başlayan Geçer, bir dönemin sevilen "halk çocuğu" imajından uzaklaşarak sert eleştirilerin hedefi haline geldi. Sosyal medya platformlarında çığ gibi büyüyen bu organize tepki, bir işletmenin başarısının sadece lezzetle değil, toplumsal değerlere gösterilen saygıyla da doğru orantılı olduğunu bir kez daha hatırlatırken, Ayaz Geçer’in bu ağır ithamlar ve boykot karşısında nasıl bir savunma yapacağı merakla bekleniyor.