Şanlıurfa'yı ailesiyle birlikte ziyaret eden Selçuk Doğan, kente dair izlenimlerini paylaştı. Daha önce de Şanlıurfa'ya geldiğini belirten Doğan, bu kez ilk defa eşi ve çocuklarıyla birlikte şehri gezdiğini söyledi.

Doğan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Şanlıurfa'nın Müzik Mirası Denizli'de Sanatseverlerle Buluştu!
Şanlıurfa'nın Müzik Mirası Denizli'de Sanatseverlerle Buluştu!
İçeriği Görüntüle

“Şanlıurfa'ya ilk gelişim değil, daha önce gelmiştim ama ailemle ilk defa geliyorum. Eşim ve çocuklarımla birlikte geldik. Şanlıurfa çok güzel ve çok kültürlü bir şehir. En beğendiğim yer Balıklıgöl oldu. Balıklıgöl'den önce Göbeklitepe'ye gittik.”

"Balıklıgöl'ün Hikâyesi Etkileyici"
Balıklıgöl'ün tarihine dair sınırlı bilgisi olduğunu ifade eden Doğan, şunları söyledi:

“Balıklıgöl'ün tarihi hakkında bilgim kısıtlı ama bildiğim kadarıyla Hz. İbrahim ile Nemrut arasında geçen bir olay. Hz. İbrahim, Nemrut'un putlarını kırıyor. Bunun üzerine Nemrut, Hz. İbrahim'i mancınıkla ateşe atıyor. Ancak mucizevi bir şekilde ateş suya, odunlar da balıklara dönüşüyor. Bildiklerim bu kadar.”

Peygamberler Şehri Şanlıurfa; Musevi, Hıristiyan ve İslâm dinleri peygamlerle­rinin atası olan Hz. İbrahim (A.S.) Şanlıurfa'da doğmuş, Nemrut ve Halkının taptığı putlarla mü­câdele ettiği için burada ateşe atılmıştır. Lut Peygamber, amcası Hz. İbrahim'in ateşe atılmasını görmüş ve daha sonra Şanlıurfa'dan Sodom'a doğru yola çıkmıştır. İbrahim Peygamber'in torunu ve İsrailoğullarının atası Yakub Peygamber Harran'da evlenmiş, Eyyub Peygamber Şanlıurfa'da hastalık çekmiş ve Şanlıurfa'da vefat etmiştir. Hz. Eyyub'u arayan Elyasa' Peygamber O'nun yaşadığı Eyyub Nebi Köyü'ne kadar gelmiş, ancak kendisini göre­meden orada vefat etmiştir. Şuayb Peygamber, Harran'a 37 km. mesafedeki Şuayb Şehri'nde ya­şamış, Musa Peygamber, Şuayb Şehri yakınındaki Soğmatar'da Şuayb Peygamberle buluşmuştur. Bu nedenle Urfa'nın bir adı da "Peygamberler Şehri'dir. İsa Peygamber, Şanlıurfa'yı kutsadığına dair bir mektubunu ve yüzünü sildiği mendile çı­kan mûcizevi portresini Şanlıurfa Kralı Abgar Ukkama'ya göndermiş, Hıristiyanlık devlet dini olarak dünyada ilk defa bu dönemde Şanlıurfa'da kabul gördü..

Mimarlik tarihi bu kadar eskilere dayanan Şanlıurfa, günümüzde de mimari eserlerinin zenginliği bakımından yurdumuzun önde gelen illeri arasında yer almakta ve bu özelliğinden do­layı "Müze Şehir" adıyla tanınmaktadır. Şehir merkezi yakınındaki "Göbeklitepe'de yapılan arkeolojik kazılarda, günümüzden 11.000 yıl öncesine tarihlenen dünyanın en eski tapınak kalıntılarının bulunmuş olması; Assur, Babil dönemlerinde ay, güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı Pagan dininin tapınaklarının il sınır­ları içersindeki Harran ve Soğmatar'da yer alması, Musevi, Hıristiyan ve islam peygamberle­rinin atası olan ibrahim Peygamber'in doğduğu, Yakub, Eyyub, Elyesa', Şu'ayb ve Musa peygam­berlerin yaşadığı şehir olduğuna inanılmış olması, Urfa'ya "inançlar Diyarı" ve "Peygamberler Şehri" denilmesine sebep olmuştur.

Halil-ür Rahman Camii; Halil-ür Rahman Gölü'nün güneybatı köşesinde yer alan bu camii, medrese, mezarlık ve efsaneye göre Hz. İbrahim'in ateşe atıldığında düştüğü ma­kamdan meydana gelmiş bir külliye halindedir.Camiin güneydoğu köşesine bitişik kare gövdeli kesme taş minarenin batı cephesindeki kitabede, Eyyûbiler'den Melik Eşref Muzafferüddin Musa'nın emriyle 1211 yılında yaptırıldığı yazılıdır.
Halk arasında "Döşeme Camii" veya "Makam Camii" olarak da adlandırılan Halil-ür Rahman Camii'nin, Bizans devrine ait Meryem Ana Kilisesi'nin yerine inşa edildiği bazı kaynaklarda geçmektedir. Evliya Çelebi'ye göre de şehirdeki en eski camilerdendir ve Abbâsi halifesi Me'mun zamanında Hz. İbrahim Makamı'na inşa edilmiştir.


Halil-ür Rahman Camii, kareye yakın şekliyle mihraba paralel üç sahınlı bir plana sahiptir. Mihrab önü sahnı ve kuzey sahın üçer çapraz to­nozla, orta sahın ortada bir kubbe ve yanlarında bi­rer çapraz tonozla örtülmüştür.
Balıklıgöl, 150 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindedir. Derinliği 3-5 metre civarındadır. İçinde efsanelere konu olan sazan türü balıklar bulunmaktadır. Bu balıklara halk tarafından saygı gösterilir ve yenilmez. Rivayete göre Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra, bir mucize gerçekleşir ve etraf güllük gülistanlık olur. Bu mucizenin gerçekleştiği mekânın Balıklıgöl ve çevresi olduğuna inanılır. Dini bayramlar da ile Mevlit ve Kandil gecelerinde en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşır.

Balıklıgöl Platosunda Hz. İbrahim'in doğduğu mağara da bulunmaktadır. Üç semavi dinin atası olarak kabul edilen Hz.İbrahim'in doğduğu mağaranın ziyaretçisi hiç eksik olmaz. Her dinden her ülkeden ve her şehirden ziyaretçinin yılın her mevsiminde bu mağarayı ziyaret eder. Hz.İbrahim'in doğduğu mağaranın hemen yanında yaşadığı dönemin din âlimi olan Beddiüzaman Said Nursi'nin vefat ettikten sonra ilk defnedildiği mezarı da bulunmaktadır.

Balıklıgöl Şanlıurfa turizminin çekim alanıdır. Halil-ür Rahman Gölü'nün hemen güneyinde, Urfa Kalesinin önünde yer almakta olup, 150 m2 alanı bulunan bir göldür. Rivayetlere göre, Hz İbrahim ateşe atıldıktan sonra, Nemrut'un kızı Zeliha da Hz. İbrahim'i çok sevdiğinden ve ona inandığından ateşe atılmasına dayanamaz, o da kendisini ateşe atar. Zeliha'nın düştüğü yer de bir göle dönüşür.