Şanlıurfa’da Geri Gönderme Merkezi’nde 25 gün kaldıktan sonra serbest bırakılan Afganistan vatandaşı Atiqullah Qadari, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde evlenmek amacıyla tanıştığı nişanlısı ve ailesine yönelik dikkat çeken iddialarda bulundu. Nişan ve düğün hazırlıkları için milyonlarca lira değerinde ödeme yaptığını öne süren Qaderi, evliliğin gerçekleşmediğini, şikâyetçi olduktan sonra otel odasında darbedildiğini ve 5 bin dolar nakit parası ile telefon ve bilgisayarının çalındığını iddia etti. Türkiye’de yaşamını sürdürmek istediğini belirten Qaderi, verdiği paranın iade edilmesini ve şikâyetinin sonuçlandırılmasını istedi.
Afganistan vatandaşı 26 yaşındaki Atiqullah Qaderi’nin Mardin’in Kızıltepe ilçesinde evlilik amacıyla tanıştığı kişilerle yaşadığını öne sürdüğü olaylar, dikkat çekti. Üniversite eğitimini Hindistan’da tamamladığını ve Kayseri Erciyes Üniversitesi’nde bilgisayar yazılım mühendisliği alanında yüksek lisans yaptığını belirten Qaderi, evlilik hazırlıkları sırasında ciddi miktarda para harcadığını, ancak yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle evliliğin gerçekleşmediğini ileri sürdü. Qaderi, yaşadıklarının ardından hem maddi hem de kişisel açıdan zor bir süreçten geçtiğini, şikâyetçi olduğu dönemde darbedildiğini ve eşyalarının çalındığını iddia ederek yetkililerden yardım talep etti.
EVLİLİK HAYALİYLE BAŞLAYAN TANIŞIKLIK
Qaderi’nin anlatımına göre olayların başlangıcı Aralık 2025’e dayanıyor. Bir arkadaşının aracılığıyla Mardin’in Kızıltepe ilçesinde Elif Aslan ile tanıştığını belirten Qaderi, yaklaşık dört ay boyunca telefon üzerinden görüştüklerini ve bu süreçte evlenmeye karar verdiklerini söyledi. Evlilik kararının ardından hazırlıklara başladıklarını ifade eden Qaderi, 19 Nisan 2026 tarihinde Kızıltepe’de bulunan Buhara Taş Salonun’nda nişan yaptıklarını anlattı. Nişanın ardından düğün hazırlıklarının başladığını belirten Qaderi, bu süreçte kendisinden çeşitli ödemeler talep edildiğini ve evlilik hazırlıkları için önemli miktarda para harcadığını öne sürdü.
NİŞAN VE DÜĞÜN İÇİN MİLYONLARCA LİRA VERDİĞİNİ İDDİA ETTİ
Qaderi, nişan ve düğün hazırlıkları kapsamında kendisinden 1 milyon 850 bin lira değerinde altın, 350 bin lira başlık parası ve 350 bin lira nişan masrafı istendiğini ileri sürdü. Söz konusu ödemeleri yaptığını iddia eden Qaderi, ayrıca nişanlısının ağabeyine 940 bin lira borç para verdiğini söyledi. Qaderi’nin beyanlarına göre, altın, başlık parası ve nişan masrafları için öne sürdüğü tutarların toplamı 2 milyon 550 bin liraya ulaşıyor. Nişanlısının ağabeyine verdiğini belirttiği 940 bin liralık borç da eklendiğinde, iddia edilen toplam ödeme ve alacak miktarı 3 milyon 490 bin lirayı buluyor. Qaderi, bu paraları evlilik yapacağı düşüncesiyle verdiğini belirterek düğünün gerçekleşmemesi üzerine maddi açıdan mağdur olduğunu savundu.
EVİN TAPUSU NEDENİYLE ANLAŞMAZLIK YAŞANDIĞINI ÖNE SÜRDÜ
Evlilik hazırlıkları devam ederken Kızıltepe’de yaklaşık 3 milyon 750 bin lira değerinde bir ev bulduklarını anlatan Qaderi, evin tapusunun kimin üzerine yapılacağı konusunda anlaşmazlık yaşandığını iddia etti. Qaderi, evin tapusunun nişanlısı E.A.’ın üzerine yapılmasının istenmesi üzerine aralarında sorun çıktığını öne sürdü. Altın ve başlık parasını verdiğini belirtmesine rağmen düğünün sürekli ertelendiğini iddia eden Qaderi, yaklaşık üç ay boyunca düğün hazırlıkları nedeniyle Kızıltepe’de bir otelde kaldığını söyledi. Bu süreçte evliliğin gerçekleşeceğine inandığını ifade eden Qaderi, yaşanan anlaşmazlıkların ardından nişanlısıyla arasındaki ilişkinin kötüleştiğini ileri sürdü.
SOSYAL MEDYADAKİ CANLI YAYININ ARDINDAN ŞİKÂYETÇİ OLDU
Qaderi’nin iddiasına göre, sosyal medyada yapılan bir canlı yayında nişanlısının kendisi ve ailesi hakkında hakaret içerikli ifadeler kullandığını gördü. Bunun üzerine emniyete giderek şikâyetçi olduğunu belirten Qaderi, şikâyet sürecinin ardından daha ciddi olaylar yaşadığını ileri sürdü. Qaderi, nişanlısı ve ailesinden şikâyetçi olmasının ardından nişanlısının ağabeylerinin kaldığı otele geldiğini iddia etti.
OTEL ODAMDA DARBEDİLDİM, 5 BİN DOLARIM VE EŞYALARIM KAYBOLDU
Yaşadığını öne sürdüğü olayı anlatan Qaderi, akşam saatlerinde otel odasının kapısının çalındığını ve kapıyı açmasının ardından başına sert bir cisimle vurulduğunu düşündüğünü söyledi. Qaderi, olay anına ilişkin anlatımında şu ifadeleri kullandı: “Akşam saat 17.00-18.00 sıralarında abdest alıp namaz kılacaktım. Otelimin kapısı çaldı. Resepsiyondan geldiklerini düşünerek kapıyı açtım. Sonrasında ne olduğunu hatırlamıyorum. Başıma sert bir cisimle vurulması sonucu kendimden geçtiğimi düşünüyorum. Uyandığımda telefonumun, bilgisayarımın ve odamda bulunan 5 bin dolar nakit paramın olmadığını gördüm. Kafamdan kan geliyordu.”
Olayın ardından saat 20.00-21.00 sıralarında yeniden karakola gittiğini belirten Qaderi, daha önce de şikâyette bulunmak için emniyete başvurduğunu, ancak sesini duyuramadığını öne sürdü. Bu kez otel odasında darbedildiğini ve parasının yanı sıra kişisel eşyalarının da alındığını anlattığını söyledi. Polis ekiplerinin otelin güvenlik kamerası görüntülerini incelediğini belirten Qaderi, buna rağmen olayla ilgili yeterli işlem yapılmadığını iddia etti. Olayın nasıl gerçekleştiği, eşyaların kim tarafından alındığı ve iddiaların doğruluğu ise ilgili makamların incelemesiyle netlik kazanabilecek.
OTURMA İZNİ SÜRECİ NEDENİYLE GERİ GÖNDERME MERKEZİ’NE GÖTÜRÜLDÜ
Qaderi’nin anlattığı olayların ardından yaşadığı bir diğer sorun ise oturma izniyle ilgili süreç oldu. Oturma izninin süresinin dolduğunu, ancak süre dolmadan önce uzatma başvurusu yaptığını belirten Qaderi, telefon ve bilgisayarının çalındığını öne sürmesi nedeniyle başvurusunu kanıtlamakta zorlandığını söyledi.
Emniyete gittiğinde kimliğinin kontrol edildiğini anlatan Qaderi, yaşadığı süreci şu sözlerle aktardı: “Karakola gittiğimde kimliğimi sordular. Kimliğime baktıklarında süresinin dolduğunu gördüler. Ben de kendilerine, kimliğimin süresi dolmadan önce başvuruda bulunduğumu söyledim. Bilgisayarım ve telefonum yanımda olsaydı e-Devlet hesabıma girerek bunu kanıtlayabilirdim. Ancak telefonum ve bilgisayarım çalındığı için bunu gösteremedim. Daha sonra beni Mardin’den Şanlıurfa Geri Gönderme Merkezi’ne gönderdiler. Burada 25 gün kaldım.”
25 GÜN SONRA SERBEST BIRAKILDI, GECEYİ PARKTA GEÇİRDİĞİNİ SÖYLEDİ
Şanlıurfa Geri Gönderme Merkezi'nde 25 gün kaldığını belirten Qaderi, oturma izni başvurusunun onaylanmasının ardından akşam saatlerinde serbest bırakıldığını ifade etti. Merkezden çıktıktan sonra yanında telefonunun ve parasının bulunmadığını belirten Qaderi, kalacak yer bulmakta güçlük çektiğini ve geceyi bir parkta geçirmek zorunda kaldığını öne sürdü. Türkiye’de eğitimini sürdürmek, yazılım alanında çalışmak ve hayatına devam etmek istediğini söyleyen Qaderi, yaşadığı olayların ardından kendisini çaresiz hissettiğini belirtti. Qaderi, hem parasını geri almak hem de şikâyetlerinin sonuçlandırılmasını sağlamak istediğini dile getirdi.
PARAMI GERİ İSTİYORUM
Verdiği paraların iadesi için nişanlısı E. A.’ın iki ağabeyiyle de görüştüğünü belirten Qaderi, kendisine paranın nişanlının hakkı olduğunun söylendiğini iddia etti. Nişanlısının ağabeyine borç olarak verdiğini belirttiği 940 bin lirayı da geri alamadığını öne süren Qaderi, evlilik gerçekleşmediği hâlde parasının iade edilmemesine tepki gösterdi. Qaderi, evlilik amacıyla yaptığı ödemelerin ve borç olarak verdiği paranın kendisi için büyük önem taşıdığını belirterek yaşadığı mağduriyetin giderilmesini istedi. İddialarına ilişkin hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı ise yapılacak incelemelerin ardından belli olacak.
KIZILTEPE’YE GİTMESİ HÂLİNDE TEHDİT EDİLDİĞİNİ İDDİA ETTİ
Qaderi, yaşadığı sorunların yalnızca maddi kayıplarla sınırlı olmadığını, Kızıltepe’ye gitmesi hâlinde tehdit edildiğini de öne sürdü. Bu kapsamda Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğunu belirten Qaderi, kendisine yönelik tehdit içerdiğini iddia ettiği sözleri de paylaştı.
Qaderi, kendisine, “Kızıltepe’ye canlı gelirsin ama Mardin’den cansız çıkarsın” denildiğini ileri sürdü. Söz konusu tehdit iddiasının da ilgili makamlarca araştırılmasını isteyen Qaderi, Türkiye’de güven içinde yaşamak ve eğitimini tamamlayarak mesleğini yapmak istediğini ifade etti.
AFGANİSTAN’DA 10-15 DAİRE ALABİLİRDİM
Verdiğini öne sürdüğü paranın kendisi açısından ne kadar büyük bir kayıp olduğunu anlatan Qaderi, yaşadığı maddi mağduriyete dikkat çekti. Qaderi, “Benim için bu para önemliydi. Ben Müslüman olduğum için o parayla Afganistan’da birden fazla evlilik yapabilir, hatta 10-15 daire bile alabilirdim. Şu anda tek isteğim paramı geri almak ve şikâyetimin sonuçlanması. İnşallah bir şekilde neticeye ulaşacağız” dedi.
YETKİLİLERDEN YARDIM BEKLİYOR
Yaşadıklarının ardından yetkililere çağrıda bulunan Atiqullah Qadari, iddialarının araştırılmasını, verdiğini öne sürdüğü paraların iadesi konusunda hukuki sürecin işletilmesini ve şikâyetlerinin sonuçlandırılmasını istedi. “Türkiye Cumhuriyeti devletine inanıyorum. Sesimin duyulmasını ve hakkımın teslim edilmesini istiyorum” diyen Qaderi, Türkiye’de yaşamını sürdürmek ve yazılım alanında çalışmak istediğini belirtti. Qaderi’nin nişan ve düğün hazırlıkları, para alışverişi, darp, hırsızlık ve tehdit iddialarına ilişkin karşı tarafın açıklaması bu metinde yer almıyor. İddiaların kesinlik kazanması için ilgili kişilerin beyanlarının alınması ve yetkili makamların yürüteceği incelemelerin sonucunun beklenmesi gerekiyor.




