PKK’nın silah bırakma sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak çerçeve yasa teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasının ve “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin 467 oyla kabul edilmesinin ardından süreç Türkiye gündemindeki yerini koruyor.
Çerçeve yasanın kabul edilmesinin ardından Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Şanlıurfa Şubesi tarafından sürece ilişkin açıklama yapıldı. Dernek Başkanı Mehmet Yavuz, şehit yakınları ve gazilerin süreçle ilgili görüş, kaygı ve değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.
“Gazilerimizin Onuru Ve Adalet Duygusu Korunmalı”
Dernek Başkanı Mehmet Yavuz, son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle dernek olarak açıklama yapma gereği duyduklarını belirtti.
Dernek tüzüğünde de belirtildiği üzere temel amaçlarının askerlik mesleğiyle ilgili üyelerin haklarını korumak ve hayat şartlarının iyileştirilmesine katkıda bulunmak olduğunu ifade eden Yavuz, “Terörsüz Türkiye Süreci kapsamında tartışılan, şehit ailelerini ve gazileri doğrudan ilgilendiren görüş, kaygı ve değerlendirmelerimizi aziz milletimizle paylaşıyoruz” dedi.
Terörün sona erdirilmesi ve silahların susturulmasının herkesin ortak arzusu olduğunu belirten Yavuz, terörle mücadelede ödenen bedellerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Yavuz, “Terörün sona erdirilmesi, silahların susturulması, ülkemizin evlatlarını kaybetmemesi hepimizin ortak arzusudur. Terörle mücadelede ödenen bedellerin yok sayılmaması, gazilerimizin, şehit yakınlarımızın onurunun ve milletimizin adalet duygusunun korunması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Taleplerimiz Karşılanmadı”
Çerçeve yasanın yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını savunan Mehmet Yavuz, kanunda yer alan bazı ifadelerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Yavuz, “Tahliye, silahların teslimi, kamu görevlilerinin iadesi gibi ciddi sonuçlar doğuran ifadeler olduğu görülmektedir. Çıkarılan kanuna baktığımızda yapılan düzenlemenin taleplerimizi karşılamadığı görülmüştür. Tüm taleplerimiz karşılanmıştır gibi bir algı yaratılması üzmüştür” dedi.
Şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı kayıpların maddi imkanlarla telafi edilemeyeceğini ifade eden Yavuz, imkanlar ölçüsünde yapılan desteklerin yeterli görülmesinin gazilik mertebesi açısından uygun olmadığını dile getirdi.
Yavuz, “Bizlerin kayıplarının maddi imkanlar ile telafi edilmeyeceği malumdur. İmkanların el verdiği ölçüde yapılması gerektiğini yaptık demek gazilik mertebesi ile uyuşmamaktadır” ifadelerini kullandı.
“Vicdanda Nasıl Karşılanacak?”
Düzenlemeden faydalanabilecek kişilerin kapsamının geniş tutulmasının kendileri açısından hassasiyet oluşturduğunu belirten Yavuz, hangi suçların ve hangi kişilerin düzenleme kapsamında değerlendirileceğinin açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Düzenlemenin hukuki olarak “af” şeklinde adlandırılmamasının sonuçlarının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yavuz, alınan kararların şehit aileleri ve gazilerin vicdanında nasıl karşılık bulacağının önem taşıdığını ifade etti.
Yavuz, “Öncelikli olarak düzenlemeden faydalanabilecek kişilerin kapsamının geniş tutulması hassasiyet oluşturmaktadır. Hangi suçların ve hangi kişilerin kapsam içinde değerlendirileceği tereddütte yer bırakmayacak şekilde yer almalı” dedi.
Düzenlemenin hukuki adının af olarak belirtilmemesine de değinen Yavuz, ortaya çıkacak sonuçların fiilen af niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Devletimizin Ve Milletimizin Güvenliği Esas Alınmalı”
Davaların sonucu, eylemlerin niteliği ve eylemlere katılım derecesinin yeni mağduriyetlere yol açmaması gerektiğini belirten Yavuz, adalet duygusunun zedelenmemesi gerektiğini söyledi.
Yavuz, “Verilen kararın şehit ailelerine ve gazilerin vicdanında nasıl karşılayacağıdır. Davaların sonucu, niteliği, eylemler ve eylemlere katılım derecesi yeni mağduriyetlere ve adalet duygusunun zedelenmesine yol açacaktır. Devletimizin ve milletimizin güvenliği esas alınmalı” ifadelerini kullandı.
Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Şanlıurfa Şubesi’nin açıklamasında, terörün sona erdirilmesine yönelik sürecin önemine dikkat çekilirken, aynı zamanda şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı kayıpların, taleplerinin ve hassasiyetlerinin de dikkate alınması gerektiği vurgulandı.





