Hafta sonu Şanlıurfa’ya tarihi akın: İnanç turizminin kalbi doldu taştı

Şanlıurfa’nın turizm simgesi ve inanç turizminin kalbi olarak nitelendirilen Balıklıgöl, hafta sonu yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Kentte turizm hareketliliği yaşanırken, ziyaretçiler Balıklıgöl Yerleşkesi’ndeki tarihi ve dini mekânları gezdi.

Şanlıurfa turizminin en önemli noktalarından biri olan Balıklıgöl (Halilürrahman Gölü), hafta sonunda ziyaretçilerin uğrak noktası oldu. Dünyanın doğal akvaryumu olarak da nitelendirilen Balıklıgöl, manevi ve tarihi atmosferiyle turistlerin ilgisini çekti.

Balıklara yem atıp dilek tuttular

Hz. İbrahim’in Nemrud tarafından ateşe atıldığı ve ateşin suya, odunların ise balığa dönüştüğüne inanılan Balıklıgöl’ü ziyaret eden turistler, göldeki balıklara yem attı.

Ziyaretçiler, Balıklıgöl çevresinde dua ederek dileklerde bulunurken, bölgenin manevi atmosferini de yakından deneyimledi.

Tarihi ve dini mekânlar ziyaret edildi

Balıklıgöl Yerleşkesi’ne gelen turistler yalnızca gölle sınırlı kalmayarak bölgedeki tarihi ve dini yapıları da gezdi.

Ziyaretçiler, “Züleyha’nın gözyaşları” olarak bilinen Ayn-ı Züleyha Gölü’nün yanı sıra Dergâh Camii, Rızvaniye Camii, Balıklıgöl Çarşısı, tepe ve mağaraları ziyaret etti.

Şanlıurfa’nın tarihi dokusunu yakından görme fırsatı bulan turistler, Balıklıgöl çevresinde bol bol fotoğraf çektirerek ziyaretlerini ölümsüzleştirdi.

Hafta sonu yaşanan yoğunluk, Şanlıurfa’nın inanç turizmi açısından taşıdığı önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Kentin simge noktalarından Balıklıgöl, her yıl olduğu gibi bu hafta sonunda da çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı.

Hz. İbrahim’in Şanlıurfa’daki izleri: Balıklıgöl’den Harran’a uzanan hikâye

Şanlıurfa, Hz. İbrahim’e ilişkin rivayetlerin izlerini taşıyan önemli merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Hz. İbrahim’in doğduğu mağara, ateşe atıldığı yer olduğuna inanılan Balıklıgöl ve Aynzeliha Gölü ile Harran ve Akçakale çevresindeki çeşitli mekânlar, her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor.

Rivayetlere göre Hz. İbrahim’in doğumu

Efsaneye göre Babil Kralı Nemrud, bir gece rüyasında tahtının yıkıldığını ve hükümdarlığının sona erdiğini görür. Müneccimler, rüyayı o yıl doğacak bir çocuğun Nemrud’un krallığına ve putperest inancına son vereceği ve tek tanrılı inancı yayacağı şeklinde yorumlar.

Bunun üzerine Nemrud’un, o yıl hamile olan kadınların ve doğan çocukların öldürülmesini emrettiği rivayet edilir.

Hz. İbrahim’e hamile olan Nuna’nın ise hamileliğini gizlemeyi başardığı ve İbrahim’i bir mağarada dünyaya getirdiği anlatılır. Rivayetlerden birine göre Hz. İbrahim 15 ay, başka bir rivayete göre ise 7 yıl boyunca bu mağarada gizlice yaşar. Daha sonra baba evine dönen Hz. İbrahim’in, Allah’ın bir mucizesi olarak yaşından çok daha büyük göründüğü ve bu nedenle kimsenin onun Nemrud’un çocukları öldürttüğü dönemde doğduğundan şüphelenmediği aktarılır.

Putlara karşı mücadelesi

Rivayetlere göre o dönemde Babiller, gök cisimlerinin tanrısal güçlere sahip olduğuna inanıyor ve bu varlıkları sembolize eden insan biçimindeki heykellere tapıyordu.

Hz. İbrahim’in ise Nemrud ve halkının taptığı putlara karşı çıkarak insanları tek Allah inancına davet ettiği anlatılır. Putların geçici ve yok olmaya mahkûm varlıklar olduğunu ifade eden Hz. İbrahim’in, daha sonra putları kırdığı rivayet edilir.

Şanlıurfa’daki Balıklıgöl çevresinde 1994 yılında gerçekleştirilen çevre düzenleme çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan ve Şanlıurfa Müzesi’ne götürülen, gözleri obsidiyen taşından yapılmış kalker heykelin ise Neolitik Çağ’a ait olduğu tahmin ediliyor. Heykelin, dönemin inanç sistemiyle bağlantılı bir tanrı heykeli olabileceği değerlendiriliyor.

Ateş suya, odunlar balığa dönüştü

Rivayete göre putları kırmasının ardından Hz. İbrahim, Kral Nemrud tarafından yakalanarak bugünkü Şanlıurfa Kalesi’nin bulunduğu tepeden aşağıda hazırlanan büyük bir ateşe atılır.

Bu sırada Allah’ın ateşe, “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol.” şeklinde emrettiği ve ateşin Hz. İbrahim’i yakmadığına inanılır.

Türkiye’nin Şanlıurfalı Ustasından Çağrı: “Bu Meslek Ölmesin!”
Türkiye’nin Şanlıurfalı Ustasından Çağrı: “Bu Meslek Ölmesin!”
İçeriği Görüntüle

Şanlıurfa’daki geleneksel anlatıya göre ateşin suya, odunların ise balığa dönüşmesiyle bugünkü Halilürrahman Gölü, diğer adıyla Balıklıgöl oluşur. Hz. İbrahim’in ise ateşten kurtularak bir gül bahçesinin içerisine düştüğü rivayet edilir.

Aynzeliha Gölü’nün hikâyesi

Rivayetlere göre Nemrud’un kızı Zeliha da Hz. İbrahim’e inandığı için kendisini ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yerde oluştuğuna inanılan göle ise “Aynzeliha” adı verilir.

Hz. İbrahim’in doğduğu mağara ile Halilürrahman (Balıklıgöl) ve Aynzeliha gölleri, Şanlıurfa kent merkezinde yer alıyor. İnanç turizmi açısından önemli merkezler arasında bulunan bu alanlar, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor.

Her iki göldeki balıklar, halk arasında kutsal kabul edildiği için yenilmiyor ve korunuyor.

Hz. İbrahim’in misafirperverliği Şanlıurfa kültüründe yaşıyor

Hz. İbrahim’in misafirperverliğiyle tanındığı ve misafirsiz sofraya oturmadığına dair rivayetler de Şanlıurfa kültüründe önemli bir yer tutuyor.

Şanlıurfalıların misafire ve ikrama verdiği önem, kente gelen ziyaretçilerin dikkatini çeken kültürel özelliklerden biri olarak öne çıkıyor.

Harran’da Hz. İbrahim’in izleri

Rivayete göre Hz. İbrahim, Şanlıurfa’dan Hicaz’a giderken bir süre Harran’da kaldı. Bu nedenle Harran’ın bazı kaynaklarda “İbrahim’in Şehri” olarak anıldığı belirtiliyor.

Bazı tarihî kaynaklarda Harran’da Hz. İbrahim’e ait olduğu kabul edilen bir ev ve mescit bulunduğu, ayrıca Hz. İbrahim’in otururken yaslandığına inanılan bir taşın da bölgede mevcut olduğu aktarılıyor.

Hz. İbrahim’in ailesi ve peygamberler silsilesi

Rivayetlere göre Hz. İbrahim, ilk evliliğini Sara ile Akçakale ilçesi yakınlarındaki bir su kaynağında yaptı. Bu evlilikten Hz. İshak dünyaya geldi. Bu nedenle söz konusu su kaynağı günümüzde “Düğün Gözü” veya “Düğün Pınarı” anlamına gelen “Aynel Arus” adıyla anılıyor.

Hz. İbrahim’in Hacer ile yaptığı ikinci evliliğinden ise Hz. İsmail dünyaya geldi.

Hz. İshak’ın soyundan Hz. Yakup ve İsrailoğullarına gönderilen Hz. Yusuf, Hz. Musa ve Hz. Harun gibi birçok peygamberin geldiğine inanılıyor. Hz. Hacer’den dünyaya gelen Hz. İsmail’in soyundan ise İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in (s.a.v.) geldiği kabul ediliyor.

Bu nedenle Hz. İbrahim, İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik geleneğinde önemli bir yere sahip olup “peygamberlerin atası” olarak anılıyor.

Şanlıurfa’da Hz. İbrahim’e dair anlatılarla özdeşleşen Balıklıgöl, Hz. İbrahim’in doğduğuna inanılan mağara, Aynzeliha Gölü, Harran ve Akçakale çevresindeki tarihî ve kültürel noktalar, kentin inanç turizminin önemli durakları arasında yer alıyor.

Kaynak: Şanlıurfa Gazetesi