Şanlıurfa’da Ahilik Haftası kutlamaları, Güncüler Sokağı’nda esnafın yoğun katılımıyla gerçekleştirilen geleneksel Ahilik Duası ile başladı. Helal kazanç, dürüstlük ve dayanışma mesajlarının verildiği duanın ardından resmi kutlama programına, Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi’nde devam edildi.

Kültür Merkezi’ndeki programa; Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AK Parti Şanlıurfa Milletvekilleri Asuman Cevahir Yazmacı ve Abdurrahim Dusak, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Kasım Gülpınar, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Aksoy, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO) Başkanı Mehmet Yetim, Şanlıurfa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ŞESOB) Başkanı İsmail Karacabey, MHP Şanlıurfa İl Başkanı Osman Mutlu, TÜGVA temsilcileri, kurum amirleri, oda başkanları, esnaf ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Ahilik felsefesini anlatan şiirler okundu ve özlü sözler seslendirildi. Asırlık geleneği sahneye taşıyan "Şed Kuşatma Ekibi Gösterisi" katılımcılardan büyük beğeni topladı.
Program kapsamında mesleğinde başarı gösteren ve gelecek nesillere örnek olan zanaatkârlar da ödüllendirildi. Ticaret İl Müdürü tarafından "Yılın Çırağı"na, Büyükşehir Belediye Başkanı Kasım Gülpınar tarafından "Yılın Kalfası"na ve Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak tarafından ise "Yılın Ahisi"ne ödülleri takdim edildi.

Kutlamalarda söz alan esnaf temsilcileri, Ahilik kültürünün Şanlıurfa'daki canlılığını ve esnaf ahlakının önemini vurguladılar. ŞESOB Başkanı İsmail Karacabey, teknolojinin ve ticaretin şeklinin değişebileceğini ancak dürüstlük, ahlak ve güvenin asla değişmeyeceğini belirterek, "Kadim şehrimizde ahilik geleneği hâlen yaşıyor, dükkânlarımızı duayla açıyoruz. İnsanların evinin anahtarını veya eşyasını esnafa gözü kapalı teslim etmesi, bu geleneğin en büyük göstergesidir." ifadelerini kullandı.

Şanlıurfa Marangozlar ve Mobilyacılar Odası Başkanı Mehmet Çay, 39'uncusu kutlanan Ahilik Haftası'nın tüm esnafa hayırlı olmasını dilerken; Ceylanpınar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Bülent Ecevit Çelik ise bir esnaf çocuğu olarak Ahi olmaktan onur duyduğunu dile getirdi.
Hilvan Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Ömer Salgın ise Ahi Evran'ın topluma sanat, zanaat ve ahlak eğitimini bir arada verdiğini hatırlatarak, "Esnaflarımıza her zaman haramdan kaçınmalarını, helal kazanca yönelmelerini tavsiye ediyorum. Hırsla kazanılan paralar, kaybedilen sağlığı geri getiremez." uyarısında bulundu.

Ahilik Teşkilatının Kuruluşu, Anadolu'daki Yayılışı ve Temel İlkeleri
Ahilik teşkilatının kökeni ve Anadolu'daki kuruluşu hakkında farklı tarihsel görüşler bulunmaktadır. Bazı araştırmalar Ahiliğin Kırşehir'de ortaya çıktını savunurken, genel kabul gören bir diğer görüşe göre Bağdat'ta büyük üstatlardan ders alan Ahi Evran, Arapların kurduğu Fütüvvet Teşkilatından etkilenmiştir. Ahi Evran, 1205 yılında Anadolu'ya geldikten kısa bir süre sonra ilk olarak Kayseri'de Ahilik Teşkilatını kurmuştur.
Tarihî kaynaklar, Ahi Evran hayattayken Anadolu'nun şehir ve kasabalarında kurulan Ahi kurumlarının doğrudan kendisine bağlı merkezi bir yapıyı oluşturduğunu göstermektedir. Bu kurumlar, koyduğu temel ilkelere bağlı kalarak manevi anlamda Ahi Evran'ın liderliğindeki geniş bir teşkilatın şubeleri gibi hareket etmiştir. Ancak Ahi Evran’ın vefatının ardından durum değişmiştir. Ünlü seyyah İbn-i Batuta'nın da gözlemlerinde belirttiği üzere, Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar yayılan bu kurumlar aynı ahlaki ilkeleri benimsemeye devam etse de aralarındaki organik bağ zamanla zayıflamıştır.
Ahilik teşkilatına katılmak ve geleneksel peştemal kuşanma törenine dahil olmak için adayın yetkin bir Ahi tarafından önerilmesi zorunludur. Teşkilata girmek isteyen kişilerden yedi kötü huyu bırakıp yerine yedi erdemi koymaları beklenmektedir. Bu kapsamda Ahi adayının; cimrilik kapısını kapatıp lütuf kapısını açması, kahır ve zulüm yerine yumuşak huyluluğu seçmesi, hırsı bırakıp kanaatkâr olması istenmektedir. Ayrıca nefsin arzularına uyma kapısını kapatarak riyazeti benimsemesi, kendi menfaatleri yerine Hak yolunu tutması, boş ve anlamsız konuşmaları bırakıp marifet kapısını açması ve yalanı terk ederek dürüstlük kapısından girmesi şart koşulmaktadır.
Ahilik Teşkilatı toplumsal yaşamda kadınları da dışarıda bırakmamış; teşkilatın kadınlar kolu olarak nitelendirilebilecek Bacıyan-ı Rum (Anadolu Bacıları) yapısı kurulmuştur. Kadınlar da bu teşkilata üye olarak Anadolu'nun sosyo-ekonomik ve kültürel hayatında aktif roller üstlenmişlerdir.





