Tatlıses Seyfettin Sucu'yu Unutmadı

Urfalı Ünlü Sanatçı İbrahim Tatlıses Şark Bülbülü Seyfettin Sucu'yu ölüm yıl dönümüne unutmadı

Tatlıses Seyfettin Sucu'yu Unutmadı

Urfalı Ünlü Sanatçı İbrahim Tatlıses Şark Bülbülü Seyfettin Sucu'yu ölüm yıl dönümüne unutmadı

Tatlıses Seyfettin Sucu'yu Unutmadı
21 Temmuz 2019 - 12:49

Şanlıurfalı Merhum Sanatçı Seyfettin Sucu’nun 20 Temmuz’da ölümün 32 yılında Ünlü Sanatçı İbrahim Tatlıses Seyfettin Sucu’yu unutmadı.

 

Urfamızın Gururu Şark Bülbülü

Urfalı Ünlü Sanatçı İbrahim Tatlıses mesajında Ustamız, Urfamızın gururu, şark bülbülümüz Seyfettin Sucu’nun ölüm yıl dönümünde, kendisini saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum. Böyle ustalar bir daha dünyaya gelmez ALLAH mekanını cennet eylesin İfadelerinde bulundu

Seyfettin Sucu Kimdir ? Seyfettin Sucu Nereli Seyfettin Sucu Ne Zaman öldü

Tarih boyunca her sahada şöhretli insanlar yetiştiren Şanlıurfa, bilhassa eşine ender rastlanan sanatçılar yetiştirmiştir. Urfada yetişen bütün sanatçıları tanımak, halkın malı olmuş bu güzide insanları bütün yönleriyle öğrenmek, unutmamak ve hatta anmak ne güzel bir duygudur. İşte bu inançla urfanın bağrından yetişmiş Merhum Seyfettin SUCU 1942 Yılında Urfa`nın kanberiye mahallesinde dünyaya gelmiştir. Babası Mehmet efendi, annesi Adile hanımdır. Dar gelirli bir ailenin olduğu için ekonomik nedenlerden dolayı okula gidemedi. O Dönemlerde yörede çok yaygın olan çulhalıcılık yani el dokumacılığı meslegine çırak olarak gönderildi. 10 yaşında başlamış olduğu çulhalıcılık mesleginin kısa zamanda ustası olmuştu. müzikle tanışmasıda bu dönemlere rastlar. dokuma tezgahının çıkarmış olduğu ritmik sesler bu işle uğraşanları ister istemez müziğin içerisine itmiştir İşte Seyfettin SUCU`da Allah`ın kendisine lütfettiği güzel sesi dokuma tezgahından çıkan ritimle birleştirerek okuduğu yanık türkülerle hayatının akışını değiştirecek olan sanatçılığada ilk adımını atmış olur. okuduğu yanık türkülerle içli, duygulu uzun havalarla yavaş, yavaş urfa müzik çevresinin dikkatini çekmeye başlayan sanatçı, küçük yaşına rağmen sıra geceleriyle, esvap geceleriyle tanışmaya başlamıştır. kendisini birden bire gece hayatının içinde bulan sanatçı, dolayısıyla gündüz ki dokumacılık hayatında verimli olmamaya başlamıştır ve meslek randımanı giderek düşmeye başlamıştır. Bu arada ekonomik sıkıntıda yüklenmeye başlamıştır sanatçının boynuna. Gerçi yanık türkülerini duymayan kalmamıştır ama el oğlu iş ister. Çalışmadan kimseye ekmek verilmezki. Sanatçının evliliğide bu döneme rastlar. 1962 yılında ayşe hanımla hayatını birleştirir ve bu evlilikten 2`si erkek 1`i kız olmak üzere 3 çocuğu olmuştur. Evlendikten sonra işin içine mesuliyet sorumluluk girince davaların en büyüğü ekmek davasıdır diyerek, henüz 4 aylık evliyken Adana`ya çalışmaya gider Fakat sıla hasreti ağır basınca bir müddet sonra urfaya dönmek zorunda kalır. bu seferde vatani görevi gelip çatmıştır ve askere gider. askerden döndükten sonra bir müddet daha dokumacılık işleri devam eder, fakat durumunda herhangi bir degişiklik yoktur. derken bir arkadaşının yardımı ile 1966 yılında taşı toprağı altın deyip, İstanbul`a gider ve tesadüfen plak şirketi olan Alaaddin PALANDÖKEN ile tanışır ve ilk plak çalışmasını "Bu handan, Kerven işler bu handan" isimli uzun hava ile yapar. ve bundan sonra mutluluğun kervanıda işlemeye başlamıştır

Seyfettin SUCU, Urfa`nın dışındada tanınmış şöhretli bir sanatçı olmuştur. 1975 ve 1978 yılları arasında şam`da halep`te, rakka`da konserler verir ve halk tarafından "Şarkın Bülbülü" ünvanını alır. Bu arada birde film çalışması yapar. 1984 yılında yavaş, yavaş sağlığı bozulmaya başlayan sanatçıya yapılan tüm tedaviler sonuç vermez ve sanatçı 1987 yılında 20 Temmuzunda yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak hayata veda eder.

YORUMLAR

  • 0 Yorum