İnterneti ikiye bölen fenomen: Mavi-Siyah mı, Beyaz-Altın mı?
Beyaz’la Joker programında 250 bin TL’lik dev bir ödüle konu olan bu sıradan kıyafet, milyonlarca insanın "Aynı şeye bakıp nasıl farklı şeyler görebiliyoruz?" sorusunu sormasına neden oldu. Kimileri elbiseyi net bir şekilde mavi ve siyah olarak görürken, hatırı sayılır bir kitle ise görselin kesinlikle beyaz ve altın sarısı olduğunu savundu.
Optik illüzyonun arkasındaki bilimsel gerçek
İnternetteki bu devasa tartışmanın ardından elbisenin orijinal hali, üretici firma olan Roman Originals tarafından açıklandı: Elbise aslında mavi ve siyahtı. Ancak fotoğrafın çekildiği düşük ışıklı ortam ve aşırı parlama, insan beyninin renkleri yorumlama biçimini (renk sabitliği) bozdu. Beynimiz, elbiseye vuran ışığın kaynağını "gün ışığı" olarak varsaydığında renkleri beyaz-altın, "yapay ışık" olarak varsaydığında ise mavi-siyah olarak algıladı. Yapılan bilimsel araştırmalar, sabah erken uyananların elbiseyi beyaz-altın görmeye daha meyilli olduğunu ortaya koyarak biyolojik saat ile görsel algı arasındaki ilginç bağı kanıtladı.
Sosyal medyadan bilimsel makalelere uzanan yolculuk
"The Dress" vakası sadece basit bir eğlence konusu olarak kalmadı; MIT ve Harvard gibi saygın üniversitelerin nörobilim kürsülerinde ciddi makalelere konu oldu. İnsan beyninin bağlamdan kopuk verileri nasıl varsayımlarla tamamladığını kanıtlayan bu görsel, dijital çağın en etkili bilişsel deneyi haline geldi. Bu olaydan sonra ortaya çıkan "Yanny ve Laurel" gibi ses illüzyonları da, duyularımızın mutlak gerçekliği değil, beynimizin o anki yorumunu bize sunduğunu bir kez daha hatırlattı.




