Şanlıurfa mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan baharatlar, isot, kahve ve kaçak çay, kentteki tarihi çarşılardan Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Balıklıgöl Çarşısı esnafı, ürünlerin fiyatlarının piyasaya göre değişiklik gösterdiğini ancak müşteri memnuniyeti açısından kaliteden ödün vermediklerini belirtiyor.

Şanlıurfa’da baharat, isot, kahve ve çay satışı yapan esnaflar, özellikle kentin yöresel ürünlerine şehir dışından yoğun talep olduğunu ifade ediyor. Esnaf, ürünlerin kalitesinin korunmasına büyük önem verdiklerini vurguluyor.

“Sadece Şanlıurfa’ya satış yapmıyoruz”

Balıklıgöl Çarşısı esnaflarından Baharatçı Murat Demirtaş, müşterilerin aynı üründe aynı tadı bulabilmesi için kaliteye dikkat ettiklerini söyledi.

Baharat ve isot fiyatlarının piyasaya göre değişebildiğini belirten Demirtaş, “Baharat ve isot fiyatlarını şu anda 550 liradan veriyoruz ancak piyasa belli değil. 800 liraya veren de var, 700 liraya veren de var. Biz fiyatlarımızı uygun tutuyoruz ancak kaliteyi kesinlikle değiştirmiyoruz. Çayı, kahveyi ve isotu kaliteli satıyoruz. Müşterilerimizin aldıkları ürünlerde aynı tadı bulabilmesi bizim için önemli.” dedi.

Müşteri taleplerine göre ürün temin ettiklerini belirten Demirtaş, kent dışından da yoğun sipariş aldıklarını ifade etti.

Demirtaş, “Müşterilerin yüzde 90’ının tercih ettiği ürünleri getiriyoruz. Harran Ovası, Viranşehir ve Suruç’un yanı sıra her yerden müşterimiz geliyor. Sadece yabancılar değil, şehir dışından da yoğun talep var. Kargolarımız bulunuyor. Tütün, çay, kahve, isot ve diğer ürünleri Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz.” diye konuştu.

Şanlıurfa’da Güncel Akaryakıt Fiyatları Açıklandı
Şanlıurfa’da Güncel Akaryakıt Fiyatları Açıklandı
İçeriği Görüntüle

“Ürünlerimiz daha çok Batı’ya yönelik oluyor”

Kahve, baharat ve isot ürünlerine özellikle turistlerin yoğun ilgi gösterdiğini belirten esnaf Eren Ertan Kılıç ise Şanlıurfa’ya özgü ürünlerin şehir dışından da rağbet gördüğünü söyledi.

Kılıç, “Kahve, baharat ve isot konusunda turistler daha çok alışveriş yapıyor. Yerlilerimiz ise isotu genellikle kendileri yapıyor.” ifadelerini kullandı.

İsot ve salçaların yanı sıra kurutmalık ürünlerin de ilgi gördüğünü belirten Kılıç, “İsot, biber salçası ve domates salçasının yapımı son zamanlarda azalsa da evlerde hâlâ yapılıyor. Dolmalık kurutmalık ürünlere de özellikle şehir dışından gelen vatandaşlar ve turistler tarafından rağbet gösteriliyor. Ürünlerimiz son zamanlarda daha çok Batı’ya yönelik oluyor. Batı illerinden gelen müşterilerimiz bu ürünleri daha fazla satın alıyor.” dedi.

Şanlıurfa’nın yöresel lezzetleri arasında önemli bir yere sahip olan baharat, isot, kahve ve kurutmalık ürünler, kentteki esnafın satışlarıyla Türkiye’nin farklı bölgelerindeki sofralara ulaştırılıyor.

Baharatın Binlerce Yıllık Yolculuğu: Sofralardan Tıbba Uzanan Tarih

Damaklarımızda eşsiz tatlar bırakan baharatların tarihi, insanlık tarihi kadar eski. Binlerce yıldır yemeklere lezzet ve aroma katan baharatlar, geçmişte yalnızca mutfaklarda değil, sağlık alanında da önemli bir yere sahipti.

Baharatın tarihinin MÖ 5000’li yıllara kadar uzandığı biliniyor. O dönemlerde insanlar, baharat bitkilerini çevresel etkenlerden korumak, saklamak ve etin bozulmasını önlemek amacıyla çiğ etin çevresine sarıyordu. Bitkilere sarılı etler pişirildiğinde tadında farklılık olduğunu fark eden insanlar, böylece yiyecekleri tatlandırmanın yollarından birini keşfetti.

Günümüzde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda elde edilen bulgular, kekik, hardal, rezene, safran ve karanfil gibi baharatların Mezopotamya’da kullanıldığını ortaya koyuyor.

Baharat ticaretinin merkezi Hindistan

Baharatın ilk kez Uzak Doğu’da kullanıldığı, baharat ticaretinin ise Çin’de başladığı kabul ediliyor. Çinlilerin başlattığı ticareti zamanla Araplar devam ettirerek daha da geliştirdi.

Baharat üretiminin ve ticaretinin en önemli merkezlerinden biri ise Hindistan oldu. Mısır ve İtalya gibi ülkeler, kara ve deniz yollarını kullanarak Hindistan’a ulaşıyor, burada farklı renk ve aromalara sahip baharatları satın alıyordu.

Dünyanın en önemli ticaret yollarından biri olan Baharat Yolu’nun önemli başlangıç noktalarından biri Hindistan’dı. Baharat ticareti, İpek Yolu’nun gelişmesinde de önemli bir rol oynadı.

Baharatlar tıpta da kullanıldı

Faydalarıyla da dikkat çeken baharatlar, Eski Yunan, Sümer, Asur, Mısır, Çin ve Roma uygarlıklarında sağlık alanında da kullanılıyordu. Antibakteriyel özellikleri nedeniyle bazı baharatlardan hazımsızlık, mide bulantısı ve mide ağrıları, soğuk algınlığı, yorgunluk ve yüksek kan şekeri gibi çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde yararlanılıyordu.

Galen ve Hipokrat gibi dönemin tanınmış hekimleri de baharat ve şifalı bitkileri çeşitli ilaçların hazırlanmasında kullandı. MÖ 400’lü yıllarda ünlü Yunan hekimi Hipokrat’ın baharat ve otlardan 400’den fazla ilaç hazırladığı aktarılıyor.

Binlerce yıldır sofralarda

Baharatlar, tarih boyunca birçok evreden ve değişimden geçerek günümüze ulaştı. Bugün dünyanın farklı kültürlerinin mutfaklarında yemeklere lezzet ve aroma katmaya devam eden baharatlar, aynı zamanda farklı alanlarda da kullanılmaya devam ediyor.

Binlerce yıllık geçmişiyle baharat, insanlığın hem mutfak kültüründe hem de ticaret ve sağlık tarihinde önemli bir iz bırakmayı sürdürüyor.

Kaynak: Şanlıurfa Gazetesi